Yöremizden yetişen işadamlarından İsmail Sarıhan
Sırrı ER Kızılcahamamhaber
sirrier@hotmail.com
.

Yöremizden yetişen işadamlarından İsmail Sarıhan:

“Ben tam bir Yabanabat ve Ankara sevdalısıyım.”

 

Sırrı Er: Tek Boya firmasının sahibi İsmail Sarıhan ile bir söyleşi yapacağız. İsmail Bey, bu söyleşi için bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.  Önce kendinizi tanıtır mısınız?

İsmail Sarıhan:1970 yılında Kızılcahamam Yukarıkaraören köyünde dünyaya geldim. Dört kardeşin ikincisiyim. Babamın adı Muslu. Çiftçiliğin yanı sıra köyümüzün muhtarlığını da yapardı. Annemin adı Gürcü. Büyük abimin adı Ünal, beraber çalışıyoruz. Kendisi İstanbul Erenköy Kur’an Kursunda hafızlığını yaptıktan sonra İmam Hatip Lisesini bitirdi. Benden küçük iki kardeşim var, kız kardeşimin adı Hatice Gökçe, diğer kardeşimin adı da Ünal, o da yanımızda, birlikte çalışıyoruz.

 İlkokul tahsilimi köyümüzde bitirdim. Ortaokul tahsilim biraz meşakkatli oldu. Bizim nahiyemiz olan Pazar köyünde ortaokul vardı. Köyümüzle Pazar’ın arası 7 kilometredir. Üç sene boyunca okumak için bu mesafeyi yürüyerek gidip geldim. Ortaokulu bitirdikten sonra Ankara’ya geldik.  Lise tahsiline ticaret lisesinde devam ettim, ilk iki yılını akrabalarda kalmak suretiyle okudum. Daha sonra bir yıl bekâr evinde kalarak Anıttepe Ticaret Lisesini bitirdim.

 Üniversite imtihanında iyi bir puan almama rağmen ekonomik şartlardan dolayı üniversite tahsiline meyletmedik. Sonra Harp Okulu imtihanlarına girdim ve süper bir başarı yakaladım, 420 kişi arasında 3. oldum. Fakat güvenlik soruşturması sonucunda, ağabeyimim İmam Hatip Lisesi mezunu ve hafız olmasından dolayı elendim. O zamanlar haliyle üzülmüştük ama nasipte bu gün buralara gelmek varmış, kaderimiz bu şekilde tecelli edecekmiş.

Tekrar üniversite imtihanlarına girerek Eskişehir Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi, İktisat Bölümünü kazandım. O zamanlar başkasının yanında çalışıyordum. 1992 yılında kendi iş yerimizi açtık. Daha önce dört sene başka bir boya firmasında muhasebe ve pazarlamacı olarak çalışmıştım. Boya konusunda bazı şeylere vakıf olmuştum. Bir taraftan işimizi kurup devam ederken diğer taraftan üniversite 1, 2 ve 3. sınıfları hızlıca okudum. 4. sınıfa geldiğimde işimizin yoğunluğundan dolayı okul sıkıntıya girdi. 4. sınıfı iki sene içinde bitirmek zorunda idim.

 1996 senesinde Tansu Çiller Hükümeti döneminde 2 sene üst üste kalanların askere gitme mecburiyeti ile ilgili bir mevzuat çıkartılmıştı. İştahla sarıldım 4.sınıfı bitirip kısa dönem askerliğe gidelim diye. Ancak işlerden dolayı muvaffak olamadım. Uzun dönem askerliğe gittim. 18 ay bir askerlik dönemim oldu.

Önce Ostim Organize Sanayiinde 120 metre karelik bir alanda üretime başlamış, askere gitmeden önce de 400 metre karelik bir alana geçmiştik. Askerlik dönüşü 2.000 metre karelik bir alana geçerek işimize devam ettik. Bu gün 2013 senesinde Rabbimize hamdolsun, 14.000 metre karelik bir alanda faaliyet gösteriyoruz. Kapalı alan olarak, 14.000 metre kare, 7.000 metre kare de açık alanda sektörde faaliyetimize devam ediyoruz. Evliyim, bir oğlum ve bir kızım var. Tam bir Yabanabat ve Ankara sevdalısıyım.

Sırrı Er: Çocukluk yıllarınıza ait unutamadığınız bir hatıranız var mı?

İsmail Sarıhan: Çocukluğumuz ile ilgili unutamadığımız hatıralarımız o kadar çok ki.Ortaokul için Pazar köyüne gidip gelirken Kınık deresi dediğimiz bir dereyi geçerdik. Fiziki olarak ufak tefek bir çocuktum. Kışın yağmur yağdığında dere yükselirdi, karşıya geçemezdim. Kınık köyüne kadar yürür, oradaki köprüden geçerdim. Yol uzayınca 15 kilometrelik bir serüvenle sabah akşam okula gitmek zorunda kalırdık. Bazen rahmetli dedem beni merkeple götürüp getirirdi. Kışın çok soğuk olduğu günlerde okulda da yattığımız günler oldu. Günümüzde araçlar, servisler olduğu için 7 kilometre çok gözükmese de,  (şimdi en yakın mesafelerde bile öğrencilerin servisle gittiğini düşünürsek) bizim çocukluğumuzda 7 kilometrelik yolu her gün yürüyerek gidip gelirdik.

Birgün yerde 40- 50 santim kar var, bir hayvan bağırtısı duydum. Çocukluk merakı ile tepeye doğru çıktım, bu cesaret değil, baktım, 3-4 tane kurt bir katırı yatırmış yiyorlardı. Katır da bizim köylülerden birisinin imiş. Döndüm tekrar köye geldim. Bu hadise cesaretle ilgili değil, şu anda yapabilir miyim? Çok zor.

Sırrı Er:Şu andaki durumunuza gelene kadar başka meslekte çalıştınız mı?

İsmail Sarıhan:Ticaret Lisesi bankacılık bölümü mezunu idim. Birkaç firmanın muhasebe birimlerinde çalıştım, muhasebeye bakar, ihale dosyaları hazırlardık. Pazarlama bölümlerinde çalıştım. Üniversitenin iktisat bölümünü daha sonra bitirdim, branşımın devamı, muhasebe ve bankacılık idi. Sektöre girmeden önce bu konularda çalıştım fakat kader bizi boyacı yaptı. Bugün boya sektöründe devam ediyoruz, bu gün için başka iş kollarında herhangi bir faaliyetimiz bulunmamaktadır.

Sırrı Er:İsmail Bey, yoğun bir iş hayatınız var, iş hayatınızda unutamadığınız hatıralar var mı?

İsmail Sarıhan:Bizim çalıştığımız sektör çok sıra dışı. Sektörde aramızdan ayrılan arkadaşlarımız oldu. İflas etmek suretiyle ayrılan bu arkadaşlarımıza aklıma geldikçe halen çok üzülürüm. Bir de şu hatıramı hiç unutamam. İşe başladığımız ilk yıllarda sevkiyatı kendimiz, kendi arabalarımızla yaptığımız için, çok olaylarla karşılaşırdık. O zamanlar 50 NC dediğimiz tek tekerli bir aracımız var, onunla Ankara dışı çeşitli illere sevkiyat yapıyoruz. Birgün hava kar, kış, Samsun’a sevkiyat yapmamız gerekiyor, benim ağır vasıta ehliyetim yok ama kendim götürmek zorunda kaldım. Samsun’a giderken Çakallı diye bir mevki var. Şimdiki gibi bölünmüş yollar yok, tek yol gidiş geliş. Bu Çakallı dediğim mevki de bizim Azaphane ile Kargasekmezin biraz daha uzun şekli. Orada yolda kaldım, bir zincir değiştirme hikâyem vardır. Zincirin nasıl takılacağını bilmiyorum. Soğuktan zincir elime yapışıyor, soğuktan, kıştan perişan oldum. Amasya’ya kadar 3-4 saatte gitmişsiniz. Çakalı geçidini 11 saatte aşabildim. Mazotumuz bitmek üzere, donmak üzere idik. Şimdi o şekilde kimseyi göndermezsiniz.

Sırrı Er:Kızılcahamam, Çamlıdere yöremiz hakkında neler düşünüyorsunuz?

İsmail Sarıhan:Ben daha önce de söylediğim gibi memleketimin sevdalısıyım. Kızılcahamam, Çamlıdere’nin hizmetkârıyım. Yabanabat çok güzel bir bölge. Her ne kadar gelişmişlik yönünden payitahtın, başkentin ilçeleri olmasına rağmen istenilen düzeyde değilse de, yöremiz çok güzel, istediğini alamamış, hak ettiğini alamamış bir yörenin evlatları olarak bizlere de çok sorumluluk düşüyor. Yöremizin bize verdiklerini (iş adamları olarak) sanki biz geri vermiyormuşuz diye düşünüyorum. Özellikle son dönemlerde, Başbakanımızın da fazla ilgisi ile birlikte Kızılcahamam ülkemizde önemli ilçeler arasında üst sıralara doğru tırmanıyor. Fakat Çamlıdere ilçemiz için aynı şeyi söylemek mümkün değil.

 Sırrı Er:İsmail Bey, köyde eviniz var mı?

İsmail Sarıhan:Köyde bir baba evimiz var. Neredeyse her hafta gidip geliriz. Hele özellikle babamız rahmetli olduktan sonra biz üç erkek kardeşiz, her hafta bir kardeşimiz köye gider.

Sırrı Er:Siz bir işadamısınız, Yabanabat yöremizin daha gelişmesi için neler yapılabilir, bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?

 İsmail Sarıhan:Yöremiz coğrafî açıdan, arazi açısından sıkıntılı bir bölge. Bu yüzden tarım noktasında fazla bir şey yapamıyorsunuz. İş adamları da artık faydalı ve rantabl düşünmek zorunda. Fabrika ve benzeri yatırımlarda da vasıflı işçi bulmak, bulduğunuzu da oraya taşımak gibi birtakım sıkıntılar mevcut. Her iki ilçemizin de coğrafi durumundan dolayı muhtemelen sağlık turizmi, Çamlıdere’de yatan Şeyh Ali Semerkandî hazretlerinden dolayı inanç turizmi öne çıkıyor. Bunların dışında, bölgemizin ormanlık bir bölge olması hasebi ile ahşap ile ilgili her türlü fabrika ve üretim faaliyetleri düşünülebilir. Yöremiz ekime, tarıma uygun değil ancak hayvancılıkla ilgili geniş topraklara sahip, bu yönden de yatırımlar düşünülebilir. Ayrıca Çamlıdere Gerede arasında çok önemli Perlit maden (mükemmel bir ısı ve izolasyon ham maddesi) yatakları var, bunlar da değerlendirilerek bölgemiz ekonomik açıdan değişebilir ve ön plana çıkabilir.

Sırrı Er:Aileniz hakkında bilgi verir misiniz?

İsmail Sarıhan:Eşim 1978 doğumlu, 1998 senesinde evlendik, kendi köyümüzden, 5 veya 6. kuşaktan akrabalık var. Askerden geldikten sonra evlendim. 1999 doğumlu bir kızım, 2003 doğumlu bir de oğlum var.  Kızım anadolu lisesinde, oğlum ortaokulda eğitimlerine devam ediyorlar.

Sırrı Er:Özel hobileriniz, uğraşlarınız var mı? Boş zamanlarınızda neler yaparsınız?

İsmail Sarıhan:Toprağı çok severim, köyüme gitmeyi çok severim. Kendi çapımızda küçük bir bahçemiz var, orada toprakla ilgili elimizden geleni yaparız. İyi bir Ankaragücülüyüm, iyi bir Galatasaraylıyım. Sporu severim, Ankaragücü maçlarına, Kızılcahamam Sporun maçların giderim. Galatasaray’ın Avrupa Kupası maçlarına giderim. Yurt dışı olmasa da yurt içi maçlarının nerdeyse hepsine giderim. Ankara Gücünün haline gelince; biz Türk’üz, düştüğümüz yerden kalkmasını biliriz. Kızılcahamam Sporun hali de bu sene kötü gözüküyor, umut ediyorum ki yetkililer gerekli tedbirleri alacaktır.

 Sırrı Er:Sosyal alanlarda çalışmanız var mı? Sektörünüzle ilgili bilgi verebilir misiniz, bir de her sene köyünüzde yapılan güreşlerde sunuculuk yapıyorsunuz, güreşte sunuculuk yapmak nereden geliyor?

 İsmail Sarıhan:Boya sektöründe olduğumuz için, boya ile ilgili bütün derneklerde, bütün sivil toplum kuruluşlarında üyeyim. Ayrıca yöremizde sosyal, kültürel, dinî adet, gelenek, göreneklerimizi yaşatan dernek ve vakıflarda da üyeliğim ve faaliyetlerim bulunmaktadır. Elimizden geleni de yapma gayreti içindeyim.

Boya işine girişimiz de şöyle oldu: Bölgemizde hiç boyacı yoktu. Biz herhalde ilk başlayanlardanız, sonradan başlayan arkadaşlarımız da oldu. 1992 senesinde başladığımızda Türkiye’de boya fabrikası, boya üretici sayısı 150 ile 200 arasında idi. Bu gün kayıt dışı ile birlikte 1000’e yakın boya üreticisi var. Türkiye genelinde boya sektöründeki yerimiz, ilk dokuz, on firma içindeyiz. Yöresel bir firma olmamıza rağmen İç Anadolu Bölgesinde pazar lideriyiz. % 22 oranında bir pazar payımız var. Ankara merkezli çevre illerde boya sektöründe lideriz diyebilirim. A’d an Z’ ye inşaata yönelik her türlü boya üretimini gerçekleştiriyoruz. Ülkemizde ve Avrupa’da çıkan bütün kalite belgeleri firmamızda mevcuttur. Çok kapsamlı olmasa da firmamızın tüm işlerini rahatlıkla görebilecek bir kapasitede laboratuvarımız da mevcuttur. Yeni tesisimizde dışardaki firmalara da hizmet verebilecek bir laboratuvar yeri ayırdık, inşallah en kısa zamanda devreye girecektir.

Köyümüzde her sene yapılan güreşlerde yaptığım sunuculuk diğer tabirle cazgırlık konusuna gelince; çocukluğumdan beri ki şu anda 44 yaşımdayım, köyümüzde her yıl kurban bayramının 2. günü, ramazan bayramının 1. günü gençlerimiz arasında güreşler düzenlenirdi. Son 15 yıldır köyümüzde gençlerin sayısının azalmasından dolayı, güreşleri yılda bir defa yapma kararı aldık. Genelde haziran ayının 2. veya 3. haftasında daha genel, ödüllü karakucak güreşleri yapılmaktadır. Bu güreşlerde günün şartlarına göre sunuculuk görevi üzerimde kaldı. Elimden geleni yaparım, yoksa profesyonel bir cazgır veya sunucu değilim. Her yıl köyümüzde yapılan güreşler yöremizde rağbet gören bir festival havasında geçen güreşlerdir. Çocukken ben de bu güreşlerde güreşirdim, ancak iyi bir güreşçi değildim, ilk turda yenilirdim.

Sırrı Er:İsmail Bey, başka iş kollarında faaliyet düşünüyor musunuz?

İsmail Sarıhan:Şu anda düşünmüyoruz, ancak boya sektörünün farklı yönlerinde ve devamlılığı açısından faaliyetlerimiz olabilir. Pazarı bildiğimiz inşaatla ilgili değişik faaliyetlerimiz olabilir. Şu andaki çalışma sistemimiz Türkiye genelinde bayi sistemine dayanmaktadır. Perakende satış, müteahhit veya taşeron satışımız yoktur. Satışlarımız bayi ağı üzerinden olmaktadır. Teknik konuda, hizmet konusunda, ödemede vade noktasında ve benzeri konularda müşterilerimize her türlü kolaylıklar sağlarız, fakat fiyat ve alım satım noktasında muhakkak bir bayimize yönlendiririz.

Sırrı Er: Efendim, bu güzel söyleşi için çok teşekkür eder hayırlı işler dileriz.

YORUMLAR
  • Eyad Paşaoğlu   02-04-2015 22:54

    İsmail Beyle 2008'den tanışırız,ancak sanki Annemin doğurmadığı Kardeşimdir. Mert bir İşadamı, Örnek bir insan ve iyi Arka-Daştır. yardım sefer, imanlı ve safkan TÜRKTÜR.

    0

    0

  • Tarık GÜLER   17-02-2014 22:27

    başarılarınızın devamını dilerim İsmail SARIHAN ve TEK Boya, Allah yolunuzu açık etsin

    0

    0

Diğer Yazıları
MAKALELER YAZARLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

ANKET

YENİ HUKÜMETİ HANGİ PARTİLER KURMALI

Tüm Anketleri Görmek ve Oy Kullanmak İçin Tıklayın