Yöremizden yetişen din âlimlerinden Mustafa Lütfi Gökçe
Sırrı ER Kızılcahamamhaber
sirrier@hotmail.com
.

         

MUSTAFA LÜTFİ GÖKÇE   

DOĞUMU VE KİŞİSEL ÖZELLİKLERİ

             Mustafa Lütfi Gökçe Hoca Efendi 1876 yılında Kızılcahamam’ın Çeştepe köyünde doğdu. Babasının adı Abdullah, annesinin adı Fatma’dır.

             Mustafa Lütfi Gökçe’nin kızı Şaziye Hanım, kendisiyle yaptığımız röportajda babasını şu şekilde anlatmıştı: “Babam uzun boylu idi. Beni omzuna alınca kendimi minarede hissederdim. Her kes babama hürmet ederdi. Heybetli bir görünüşü vardı. Kendini saydıran birisi idi. Ancak kendisi yumuşak başlı, ailesine ve çocuklarına karşı şefkatli ve çok güzel huyları olan bir baba idi. Dışarıya karşı sert görünürmüş. Dışardaki insanlar öyle görürlermiş. Kızılcahamam’da Baş Kâtiplik görevinde iken, Baş Efendi diye şöyle eğilirlerdi. Müftü olduktan sonra da Hoca Efendi diyerek saygı gösterirlerdi. Dünya malına heves etmeyen bir insandı. Dünya malını sevmezdi. Ancak, oturacak bir evimiz vardı.”

EĞİTİMİ

           Mustafa Lütfi Gökçe Efendi küçük yaşta, (yaklaşık olarak 10 yaşında) okumak üzere İstanbul’a gitti. İstanbul’da Hukuk eğitimi başta olmak üzere uzun süre medrese eğitimi aldı. Medrese tahsili sırasında kardeşi Yusuf Ziya’yı da yanına alarak hafızlık eğitimi aldırdı. İstanbul’da Merzifonlu Kara Mustafa Medresesinden almış olduğu icazetnamede tarih olarak Hicri 1332/1915 senesi yazılmıştır. Mustafa Lütfi Gökçe Efendi 1915 senesinde icazet aldıktan sonra Müderris olarak İstanbul’da talebe okuttu.

           Kızı Şaziye Hanım babasının o günleri hakkında da şunları söylemişti: “-Rahmetli annemin (babamla ilgili olarak) çocukluğumda bana anlattıklarına göre; babam, İstanbul’da saygın bir müderris imiş. İcazet aldıktan sonra birçok talebe okutmuş. Kardeşini de İstanbul’da müderrislik yıllarında hafız olarak yetiştirmiş. İstanbul ‘da bir sene çok kar yağmış, talebeleri dışarı çıkamamış. Mustafa Efendi’ye gelerek “- Hocam biz aç kaldık” demişler. Babamın Aynalı Tahir Hoca isminde, kerameti zahir değerli bir hocası varmış.” Hocam durum böyle, sen bilirsin” demiş. Hoca hemen kalkarak, ellerini açıyor ve Cenab-ı Hakka niyazda bulunuyor. Akabinde yağmur yağıp, ortalığı sel götürüyor.”

            Mustafa Lütfi Efendi, 1924’e kadar İstanbul’da talebe okuttu. 3 Mart 1924 tarihinde çıkarılan Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile Medreselerin Maarif Vekâletine devri,  8 gün sonra, 11 Mart 1924 tarihinde bir genelge ile de medreselerin kapatılması üzerine memleketine döndü.

GÖREVLERİ

           Mustafa Lütfi Efendi, İstanbul’daki müderrislik yıllarından sonra, Kazan ilçesinin bir köyünde bir sene kadar köy imamlığı yaptı.  Mülki teşkilatlanmada yeni değişiklikler yapılınca Mustafa Lütfi Efendi Kızılcahamam Adliyesinde Baş Kâtip olarak göreve başladı. Adliye Teşkilatında çalışmaya başlayınca sakalını kesmek zorunda kalmış ve bu duruma çok üzülmüş.  

       Kızı ŞaziyeHanım o yıllar hakkında şunları anlatmıştı: “Babam Kızılcahamam’da Baş Kâtip olarak epey görev yaptı. Ben çocuktum. Babamın birçok hukuk kitapları vardı. Gece bizim evimizde toplanırlar, o kitapları açarlar, sabahlara kadar mütalaa yaparlardı. Hâkim karar vermek için babamdan görüş alırdı. Babam İslam Hukuku açısından nasıl olacağını anlatırdı. Babam bu konularda çok âlim birisi idi.”

        Mustafa Lütfi Efendi, Kızılcahamam Müftüsü Abdullah Bilgin vefat edince,  17.11.1938 – 03.11.1939 tarihleri arasında 1923-1747 sicil numarası ile 1 sene Kızılcahamam Müftülüğü yaptı.        

EVLİLİĞİ VE ÇOCUKLARI

           Mustafa Lütfi Efendi İğdir köyünden Elif Hanımla evlendi, 3 kız, 2 erkek olmak üzere 5 çocukları oldu. Sırası ile Fatma, Naciye, Abdülkadir, Şaziye ve Kemal. Çocuklarının hepsi vefat etmiştir. Kendisiyle (babası hakkında) röportaj yaptığımız Şaziye Hanım ise 31 Ekim 2011 Pazar günü vefat ederek köyüne defnedilmiştir. Mekanı Cennet olsun.      

VEFATI VE DEFNİ

        Mustafa Lütfi Efendi 1943 senesinde rahatsızlandı ve tedavi için Ankara Numune Hastanesine gitti. Hastanede vefat etti. Vefat ettiğinde 67 yaşlarında idi. Ankara’da Cebeci Asri mezarlığına defnedildi. 15 sene sonra mezarı Çeştepe ’ye getirilerek aile mezarlığına nakledildi.

23-11-2013 00:00
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları
MAKALELER YAZARLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

Instagram
ANKET

YENİ HUKÜMETİ HANGİ PARTİLER KURMALI

Tüm Anketleri Görmek ve Oy Kullanmak İçin Tıklayın