Türkiye'nin Adresi (Giriş)
Av.Murat SUCU
[email protected]
.

TÜRKİYE’NİN ADRESİ (GİRİŞ)

                                                           ….

Güze doğru İstanbul’da bir kuş öter yazları
Kuş ne, yaz niye, İstanbul nere a deli
Burası önce Türkiye, sonra Pompei’nin son günleri


Yani Türkiye'yi bulmak kolay, Türkiye avucunun içi
Ama gerçek yerini kimselere belletmeyeceksin
Adama gülerler valla

                                               Metin Eloğlu

 

“TEORİLER GERÇEK DEĞİLDİR. AMA GERÇEKLİĞİ ANLAMAK İÇİN TEORİLERE MECBUR KALIRIZ”

 

Yaşayıp gidiyoruz, ömür geçip gidiyor. Yolun yarısını geçtik, o kesin. Bir dağın zirvesine çıkmak ve sonra inmek gibi yaşamak. Apalayarak geldiğimiz eteklerden, kaslarımızı şişirip, ter fışkırtarak ulaşıyoruz dağın başına. Dağın başında sissiz bir berraklıkla karşılanan kaç kişi vardır aramızda? Durdurup zamanı, bekleyebilir miyiz dağ başında sisin dağılmasını? Sonrası, kimimiz helikopterle alınır zirveden, kimimiz yamaç paraşütüyle süzülür, kimimiz kancalı urganlarla iner kayarak, kimimiz bastonuna dayanarak, kimimiz sanki yuvarlanan bir kaya..

Bir mirasın içine doğarız, bulaşır tekere, terekeye terimiz kokumuz, saçımızın teli, tenimizin kılı, tohumumuz, tükürüğümüz, sonra yoksunuz, kalırsınız sadece hatıralarda. Ne bulup ne bırakmışız hesabı sorulur.

Ne kadar çok şey bilirsem, ne kadar çok şey bilmediğimi görüyorum. Bir konu dikkatimi çekmişse, o konudaki bütün kitapları, bir yazar ilginç geldiyse onun bütün kitaplarını, bir tarih, bir olay, bir kişi…Her şeyden haberli hiçbir şey bilmeyen bir tuhaf bilinç oldum sonunda..

Bazı İnsanlar ne kadar basit görüp yaşıyorlar. İmrenilecek kadar da mutlular. Kesinliğin siyasi sosyal insani konularda ne kadar ulaşılmaz, ne kadar zor olduğunu yaşayarak öğrendim. İnsanlar kurmaca bir dünyada, kurmaca algılar, şablonlar (teorik, zihinsel) çerçeveler içinde yaşıyorlar. Deve dişi gibi adamlar kocaman kocaman laflar ediyor ekranlarda, kesin doğruymuş gibi fikirler, yargılar beyan ediliyor, yazılıyor. Herkesi dinlerseniz, her söylenip yazılanda bir parça inandırıcılık var. Ama söyleyip yazan için sadece kendi yazıp söylediği doğru.

Bense hayatın, olayların, varoluşun karmaşık, çok boyutlu, çok katmanlı olduğunu biliyorum. Ömrüm bu karmaşayı, boyutları, katmanları fark etmekle geçti. Fark etmek yetmiyor. Fark etmek, sadece kelimelerle ifade edilen bir problemin matematik-aritmetik ifadelere dönüşmesini sağlayabilmek. Hayatın matematiği ne kadar olursa, işte o kadarlık, çok bilinmeyenli, çok değişkenli bir denklem. İnsan zihni, tek başına böyle bir denklemi çözemez, çözebileceğine cüret etmek dahi kendi içinde problemli. Ama yaşamak, hep bir uğraş, gayretse, hayatın içinde karşılaştığımız problemleri çözmeye çabalamamız en birinci vazife. Bir problem varsa, çözümü de vardır. Bir problemin çözümsüzlüğü ancak çözme çabasının sonunda anlaşılır. Çözümsüz bir problemi çözme çabamız bize başka problemlerin çözümünü verebilir.

Bir problemi fark etmek bir perspektifle, bir yaklaşım tarzıyla, yönüyle mümkün. Bu fark edişin devamında gelecek çözüm çabası da aynı şekilde bir perspektife, tarza, yöne mahkûm. Yani kendimizdeki ideolojik, kültürel, dini, siyasi.. bilgi ile problemi teşhis ederiz. Çözme çabamız da ideolojik, kültürel, dini, siyasi.. bilgimize göre olur.

Kesin bilgi diye bize dayatılmış, öğretilmiş, işlenmiş, inandırılmış çoğu şey, varsayıma dayalı, teorik, intiba ve kanaatten öte bir şey değildir. Hayatımız hakikat arayışı ile geçer. Hem yalan dünya deriz, hem hakikati ararız.

Bir gün bir meseleyi düşünürken hem güncel hem tarihi verileri zihnime çağırıyorum. Çağırdığım her verinin bir evveli bir geçmişi, geçmişin de geçmişi var. Bu düşünce beni bir karmaşaya sürükledi. Bir şeyi anlayıp anlatabilmek için bir başlangıca, bir zemine ihtiyaç duyarız. Ama bu düşünce süreci benim bir başlangıç zemini oluşturmamı imkânsız kılıyor. Ama buna da mecburum. Öyleyse her “başlangıç zemini” eksik, varsayımsal, teorik oluyor. Belki o zaman, belki daha sonra şu önerme ortaya çıktı:

“Teoriler gerçek değildir. Ama gerçekliği anlamak için teorilere mecbur kalırız.” 29.03.2018

YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları
MAKALELER YAZARLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

Instagram
ANKET

YENİ HUKÜMETİ HANGİ PARTİLER KURMALI

Tüm Anketleri Görmek ve Oy Kullanmak İçin Tıklayın