Ana Sayfa  /  Kızılcahamam  /  Selmin hocayla Zamana yolculuk
  • Facebook da Paylaş
Selmin hocayla Zamana yolculuk
  • 20-11-2007
  • 15 yorum
  • 6197 okunma
Turizm kenti olan ilçemiz bu alanda kaplıca haricinde ne gibi faaliyetler yapılabilir hiç düşündünüzmü işte ilçemiz le ilgili Zamana Yolculuk adlı bir çalışma yapan ve istişare toplantısında bunu sunum olarak kaılımcılara aktaran Selmin Hoca nın çalışması ile sizi zamana yolluyalım

Toplantıda Halk eğitim merkezi müdür yardımcılarından  Selmin Atmaca Kızılcahamam ile ilgili bir sunum hazırlayarak ilçeye gelecekte nasıl yatırım yapılabilir turizmde ilçenin önü nasıl açılır,hemen yanıbaşımızda bizim görmediğimiz veya görüp görmemezden geldiğimiz yerler ile ilgili yapmış olduğu Zamana Yolculuk adlı bir çalışma yapan  ve istişare toplantısında bunu sunum olarak kaılımcılara aktaran Selmin Hoca nın çalışması ile sizi zamana yolluyalım istedik.

 

 

                                TURİZME GENEL BAKIŞ

ü          Günümüzde turizm, bilinen klasik yaz ve kış turizmi anlayışının çok daha ilerisine gitmiş bulunmaktadır. Doğa sporları turizmi, yayla turizmi, doğal yaşam turizmi, sağlık turizmi, kültür turizmi, folklorik turizm ve buna benzer bir çok alanlarda çeşitlilik göstermektedir. Durum öyle bir hal almıştır ki; insanlar, doğayla iç içe yaşayabilmek için, para verip zeytin bahçelerinde çalışmaktadır. Ülkemizde yeni yeni uygulama alanları bulmaya çalışan bu turizm şekli, aslında amacı biraz daha farklı olmakla birlikte, yıllardır Avrupa ülkelerinde ÖĞRENCİ KAMPLARI adı altında uygulanmaktadır.

ü          Bunun yanı sıra uygulamalara dikkat edildiğinde göze çarpan önemli unsurlardan birinin, sembol yaratma çabaları olduğu görülür.Değişik mimari tarzları denenmekte ve bu tarzla turizm merkezi yapılmaya çalışılan yer, etkin tanıtımla özdeşleştirilmektedir.Örneğin, Dubai uyguladığı farklı mimari tarzıyla son yılların moda turizm merkezi olurken, Sidney denildiğinde  Sidney opera binası, Paris denildiğinde Eyfel  kulesi … akla gelmektedir. Eyfel içlerinde en fazla irdelenmesi gerekenidir. Aslında Fransız Devrimini anlatan ve dev bir yüksek gerilim elektrik direğini andıran bu metal kule, aşkın şehri olarak dünyaya nam salan Paris’in sembolü olmuş ve bu iki zıt kavram birleştirilebilmiştir.    

         

 

 

 

 

 

 

    Sembol oluşturma çalışmalarına, bu günlerde  Kazakistan da katılmış bulunmaktadır. Kazakistan, Astana’da içinde alış veriş merkezinden golf sahasına kadar bir çok tesisin bulundurulacağı, 10 futbol sahası büyüklüğünde dev bir şeffaf çadır yapımı planlanmaktadır.

    Bunlardan yola çıkılarak hazırlanmış olan “ZAMANDA YOLCULUK” adlı bu proje yalnızca turizme yönelik olmayıp,

            

ilçede toplumsal dönüşümü sağlamayı ve yeni üretim alanları yaratmayı hedeflemektedir.

l      Kızılcahamam’ın Aksak köyü bu proje için merkez olarak seçilmiştir. Bunun nedeni 1402 yılında yapılan Ankara Savaşında, Moğol imparatoru Timur’un (Aksak Timur) bu köyde konakladığının belirtilmesidir. Birebir yerin doğru olmasının proje açısından çok önemi yoktur.Çünkü asıl olan Ankara Savaşının bu il sınırları içinde yapılmış olması ve bu bağlamda Türk-Moğol kültürünün burada sergilenmesinin tarihi açıdan bir uygunsuzluk yaratmayacağıdır. Türk-Moğol kültürünün projenin temelini oluşturmasının nedeni ise; Orta Asya kültürünün henüz turizm açısından keşfedilmemiş ve kullanılmamış olmasıdır.

l         Projenin Aksak Köyünde gerçekleştirilmesinin  avantajları ise, Kızılcahamam’da yapılmaya çalışılan sağlık turizminin ihtiyaç duyduğu sessizlik ve sakinliği, oluşacak kalabalığın bozmasına izin vermemek ve kalabalığı, sesi, yoğunluğu bu köye çekmektir.

l         Ayrıca Milli park’a doğru yönelmiş olan yerleşim eğilimini de ters yöne çekerek uzun vadede hem doğanın bozulmasını, hem de sağlık turizminin  tükenmesini engellemektir.

l         Proje, otel işletmeciliği değil, turizm merkezi yaratma mantığıyla oluşturulduğundan bir çok yan üretim kolları oluşturulmasını da içermekte ve ilçenin  üretim merkezi olarak işlev görmesi öngörülmektedir. 

   

                    ZAMANDA YOLCULUK

 

Türk-Moğol yaşam tarzında yurt çadır olduğundan Projenin merkezinde oturan bina da HAN ÇADIRI’dır. Han çadırı için mimari bir tarz geliştirilmesi gerekmekle birlikte bu bizim için hiç de zor değildir. Çünkü hem Anadolu’da hem de Orta Asya’da kurulan tüm Türk Devletlerinde uygulanan mimariye bakıldığında çadırın etkilerini görmek mümkündür

Ancak konumuza en uygun tarz Ankara’da birçok parkta uygulanan çadır formundaki yapılardır

ÖZELLİKLE ANKARA HİPODROMUNUN ÇATI KISMI BİZE HAN ÇADIRININ OLMASI GEREKTİĞİ GÖRÜNTÜYÜ NEREDEYSE VERMEKTEDİR.

BİNANIN DIŞ CEPHESİ KONUSUNDA TÜRK-MOĞOL ÇADIRLARI İNCELENEREK BİR TARZ BELİRLEMEK MÜMKÜNDÜR.

 

     Stil geliştirirken Türkmen, Kazak, Yörük çadırlarından esinlenmek mümkündür. Ayrıca bu çadırların orijinalleri de varsaydığımız Turizm merkezinde sergilenmeli böylece yaşayan müze içinde müze havası oluşturulmalıdır. Bu bina geliştirilirken kesinlikle betonarme yapılardan uzak durulmalı çelik konstrüksiyon üzerine kaplama yapabilen, sökülüp takılabilen bina yapım firmaları ile bağlantılı çalışılmalıdır.

    Çünkü proje tarihin yaşatılmasını hedeflediğinden

günümüz teknolojisi tamamen saklanarak kullanılmalı, öyle ki lambalara varıncaya kadar her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmelidir.Örneğin bakıldığında lamba değil meşaleler görülmelidir.

   Tüm bunlar oluşturulurken akademik destek almak

 zorunludur.

 

Han Çadırının içinde:

 

l      Fin hamamı,

l      Türk hamamı,

l      Solaryum,

l      Kapalı yüzme havuzu,

l      Yoga merkezi,

l      Aerobik-step-plates merkezi,

l      Squash salonu,

l      Buz pateni,

l      Sergi salonu,

l      Güzellik salonu,

l      Kırgız-Türkmen-Kazak-Moğol-Yörük mutfaklarının yaşatıldığı restorantlar,

l      Bar  ve kafeler,

l      Revir,

l      Çocuk Yuvası,

l       Banka şubeleriyle,

l      İleride anlatacağımız üzere ilçenin üretim alanını oluşturacak, döneme ait malların satış mağazaları yer alacaktır.

 

Han Çadırının arka tarafında ise;

 

l      Çocuk oyun alanı,

l      Açık yüzme havuzu, aquapark,

l      Basketbol,

l      Voleybol sahaları,

l      Yapay beachbol sahası,

l      Mini futbol sahası,

l      Tenis kortu

l      Çay bahçeleri öngörülmektedir.

 

      Ne Han çadırının içindeki ne de arkasındaki tesisler klasik görüntüde olacaktır. Örneğin yüzme havuzları bir şelalenin altı, paten sahası buz tutmuş bir göl görüntüsünde olurken, çay bahçelerine suyu iyonlaştırma sistemleri kurulacaktır.

 

     Han çadırının arka tarafına yerleştirilen bu sosyal tesislerin etrafı, turistlerin konaklaya bilmeleri için, küçük çadır görüntüsündeki yapılarla çevrelenecektir. Yani burası Han Çadırının otel bölümünü oluşturacaktır. Bu yapıların dekorasyonu da dış görüntüsü kadar dönemi yaşatıyor olacak şekilde düzenlenecektir.

  Han Çadırının bir yanına yine çadır formlarında büyük bir gösteri salonu, diğer yanına ise sinema salonu yapılacaktır.

 

l      İlçede Uluslar arası halk dansları festivali

l      Tiyatro Festivali düzenlenecek,

l      Önemli organizatörlerle çalışılarak konser programları oluşturulacak

l      Salon kongrelere ev sahipliği yaparak ilçeye; folklorik turizmi, kültür turizmini ve kongre turizmini getirecektir.

l      Festivallerle bağlantılı olabilmek için, ilçenin kendi tiyatro  ve halk dansları gruplarını kurması gerekmektedir.

Sinema salonunun üstlendiği görev ise

l      Ankara Film Festivalinin burada gerçekleşmesini sağlamak olacaktır.

 

      Böylece Zamanda Yolculuk projesi, yalnızca turizm merkezi olarak anılmayacak aynı zamanda entelektüel bir merkez haline de gelecektir.

 

      Bu bağlamda, bütün düzenlemeler-dizaynlar ve dekorlar oluşturulurken hedef kitlenin içinde dış turistler ve entelektüellerin olduğu da göz ardı edilmemelidir.

     Gösteri Salonu ve sinema için stil geliştirirken, işimizi kolaylaştıracak bir örnek elimizde bulunmaktadır:

 

           Bostancı Kültür Merkezi

 

     Çadır şeklinde yapılmış olan bu bina yalnızca yol gösterici olup, bazı bölümlerinin betonarme olması projenin yapısına aykırıdır.

 

l      Han Çadırının ön tarafında ise büyük bir park yapılarak, parkın içine yine çadırlar yerleştirilecektir. Bunları,

l       Gözlemeden ocak başına kadar tüm yemek kültürünü yansıtan restorant, müzikbar, çay, kahve, nargile çadırları,

l      Müze çadırlar,

l      Açık hava konser çadırı,

l      Üretim bölümünde anlatacağımız ürünlerin satış çadırları olarak sınıflandırabiliriz.

l      Ortada büyük bir havuz yapılıp; çay bahçeleri sallar üzerine kurulup kenara bağlı bir şekilde yerleştirilecek, ancak içlerinden bir tanesi yüzen çay bahçesi olarak hizmet verecektir. Böylece mekan her şeyi ile ilginç bir hal alacaktır. 

l      Bu düzenleme çerçevesinde civardaki taşlar, kayalar bile “zamanda yolculuk” mantığına uydurulacak; üzerlerine hun dönemine ait resimler işlenecektir.

l      Park alanının etrafı küçük taş ev ya da kütük evlerle çevrelenip, arka taraflarında küçük yüzme havuzları bulunacaktır.Buralar yine restorant, müzik evleri ve otel olarak işletilecektir.

l      Zamanda yolculuk alanına araçların girmesine izin verilmeyecek, belirlenecek bir uzaklıkta büyük bir otopark yapılarak, sonrası için at arabalarıyla hizmet verilecektir. 

l      Bu arada unutulmaması gereken en önemli unsur, tüm çalışanlar esnaf da dahil olmak üzere herkes, dönemin kıyafetlerini giyecektir.

 

    At arabacılığı bizi projenin ikinci basamağına götürmektedir.

   Proje de ön görülen diğer etkinlik BİNİCİLİK tir. Bunun içinde köyün etrafına haralar kurulacaktır. Kurulacak bu haralar, at üreticiliği konusunda ilçeye yeni bir iş alanı oluşturmakla kalmayıp aynı zamanda, zaman içinde turizm merkezine doğru yönelecek yerleşim eğilimini de sınırlayacaktır.

 

 

l      Projenin üçüncü ayağında ise Yıldırım Bölgesi yer almaktadır.

 

l      Bu bölge için dört çeşit çalışma düşünülmüştür.

 

 1- Bu köyde, alabalık üretimi yapılacak olup, tesisler zamanda yolculuk projesiyle uyumlu olarak kurulacak ve Aksak-Yıldırım bölgesi ulaşımı teleferikle sağlanacaktır. Zamanda yolculuk için gelen turist, alabalık yemeğe teleferikle Yıldırım’a gidecektir.

  2-Yıldırım bölgesi yamaç paraşütçülüğü, planörcülük, yelken kanat, balon, mikrolayt gibi hava sporlarının yapılabilmesi için değerlendirilecek; ancak projenin bu kısmı Devlet Hava limanları ile birlikte tasarlanacaktır.

  3-Kampçılık, traking, dağbisikleti, motorkros, mağaracılık klüpleri oluşturulacak ya da bu tür klüplerle bağlantıya geçilecek ve kamp alanları oluşturulacaktır.

  4- Çadır Fuar alanı oluşturulacak, bölge fuar turizmine açılacaktır. 

 

 

                                    ÜRETİM

 

 

    Satış çadır ve mağazalarında satılacak ürünlerin yapım yani üretim merkezi Kızılcahamam olacaktır. Dolayısıyla ürünler ilçeyle özdeşleştirilecektir.

   Bu bağlamda öyle ürünler seçilmelidir ki; Bu alanda hem fazla rakip olmamalı, hem orjinal olmalı, hem de zamanda yolculuk projesiyle örtüşen,projeyi destekleyip, besleyen ürünler olmalıdır.

   Bu açıdan bakıldığında, üretim alanı olarak şunlar ön plana çıkmakta;

  1-Tamamen otantik bakır ev ve hediyelik eşya yapımı

  2-Anadolu medeniyetleri müzesinde sergilenen topraktan yapılmış eşyaların yeniden dizayn edilerek ev ve hediyelik eşya halinde üretimi- Kil çalışmaları

  3-Hititlerden, Hunlara kadar tarih boyunca kullanılmış tüm takıların yeniden canlandırılarak ve hatta eşyaların sembollerin takı haline getirilerek farklı bir tarz yaratıldığı emitasyon takı üretimi

  4-En eski ve ilkel kumaş olarak bilinen ancak dünyanın yeniden keşfettiği keçeden; şapkadan kabana, halıdan çeşitli örtülere, yastıktan çantaya varıncaya kadar çeşitli ürünlerin yapılması,

  5-Klasik Türk kilimlerinden heybelere  varıncaya kadar dokuma alanında üretim yapılırken, klasik Türk motifleriyle süslenmiş kıyafetlerin üretilmesi.

l      Tüm bunların üretimine geçilirken mutlaka kooperatifleşilmeli, kooperatif aracılığı ile Ankara, İstanbul başta olmak üzere, büyük iş merkezlerindeki mağazalarda satış ve tanıtım yapılarak ilçe bu ürünlerle öne çıkartılıp, özdeşleştirilmeli ve ihracata yönelinmelidir. Turizm acenteleri açılmalı, otelcilikle turizmin farklı şeyler olduğu unutulmadan, turizmin bir endüstri dalı olduğu akılda tutularak bir sonraki adım ve ihtiyaçlar göz önünde bulundurulmalı ve buna göre planlama yapılmalıdır. Projenin en ağır ayağı  bahsi geçen tüm konularla ilgili olarak, takıdan keçeye, alabalık üretiminden atçılığa, danstan müziğe, tiyatrodan havacılığa, kooperatifçilikten turizm acenteciliğine, tüm Türk mutfaklarından çömlekçiliğe… Kadar her şeyin eğitiminin yöre halkına, özellikle gençlere verilmesidir.

 

l      Tüm bunlar gerçekleştiğinde ilçe turizm, kültür, sanat, ticaret ve iş merkezi haline gelecektir. Bu yüzden ilçeyle proje merkezi paralel doğrultuda yol almalıdır.

 

       Bunun için;

 

l      Bu ürünlerin üretildiği yerler de çadır formunda inşa edilip, oluşturulacak turizm merkezi ile ilçe merkezi bütünlük içinde bulundurulacaktır.

l      Bu yapılaşma İstanbul yönüne doğru yol boyunca sağlanırken, ilçe merkezinden bu yöne bir tramvay konulması ortamı daha da nostaljik bir havaya sokacaktır.

l       İlçe merkezindeki binaları çadır formuna sokmak gibi bir şansımız olmadığından, tüm binaların dış cephelerinin kilim motifleriyle süslenmesi ya da taş yahut ağaç giydirme yapılması ile hem merkez projeyle uyumlu hale gelecek, hem de Kızılcahamam kendine bir stil yaratarak diğer ilçelerden farklı bir hal alacak, kısacası markalaşacaktır. 

  

                                               II BÖLÜM

                             

          Buraya kadar anlattığımız her şey, ancak uzun vadede gerçekleşebilecek, kamu yararı gözetilerek hazırlanmış pahalı bir yatırımdır. Uzak hedef olarak sunulan bu projenin önemi ilçenin gelişirken kendisine bir yol, bir stil belirlemesi ve bu doğrultuda planlı gitmesi açısından önemlidir.

 

       Böyle pahalı bir projeye ister devlet ister özel sektör yatırım yapmadan önce ne kadar sürede yatırım maliyetinin geri döneceği, yatırımın karlılığı, talep oranı ve sürekliliği, ard ülkesinin nereler olduğu… Gibi donelerin elinde bulunmasını isteyecektir. Dolayısıyla böyle bir yatırım talebiyle devlete ya da özel sektöre gitmeden önce ilçenin üretim bölümünde anlattığımız alanlarda üretim yapabildiğini ve bu ürünlere pazar oluşturabildiğini, talep yaratabildiğini göstermesi gerekmektedir. Bunun için de kendisini turizm merkezi yapma yolunda pilot alanlar oluşturması, kısa vadeli hedefler ortaya koyması zorunludur.

 

      Bu bağlamda neler yapabileceğimize bir bakalım:              

                                                          

1. Yeni yapılan Kızılcahamam Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesinin E-5 e bakan bahçesi ve Orman İşletmesinin üst tarafında bulunan Milli Eğitime ait iki parsel kullanılarak üzerlerine bahsettiğimiz çadır formunda konaklama tesisi ve restorant yapılarak lise tarafından uygulama oteli olarak işletilmesi sağlanılır, Lise binasının arka tarafı ise çay bahçesi olarak düzenlenir.                                                                                 

  2- Kızılcahamam Anadolu Lisesinin arka tarafında yapılmış ve atıl durumda bulunan yüzme havuzu etrafı kapatılmadan yalnızca cami ve lise tarafına doğru, belirlenecek olan formun çatı kısmı devrik olarak yerleştirilerek, civarla direk olan arka cephe bağlantısı kesilir.

        3- Havuzun hizasında, Kirmir Çayının karşı tarafında belediyeye ait alanda ise yine aynı forma sadık kalınarak içinde yüzme havuzu, buz pateni sahası, squaş salonu ve kafeteryaları barındıran kapalı spor salonu yapılarak, Kirmir Çayı üzerine yapılacak tahta köprüyle açık yüzme havuzu ile spor salonunun bağlantısı sağlanır.

        4- Kirmir Çayının her iki yanına çevre düzenlemesi ile birlikte yürüme yolu yapılır. Böylece çayın etrafı yürüme ve bisiklet yoluna kavuşurken, otelcilik ve turizm meslek lisesinin arka tarafına ön gördüğümüz çay bahçesiyle de tesislerin bağlantısı sağlanır. Ancak çayın ıslah edilmesi zorunludur. Yürüme yolu taş döşeme olarak yapılabilir.

          5- Çanlı Deresinin bulunduğu, Asya tesislerinin solunda olan vadiye hiç ağaç kesmeden, yürüme yolları, çevre düzenlemeleri çadır formundaki küçük restorant ve satış yerleri, sabit mangal yerleri yerleştirilerek doğal park yapılır.

        6- Vadinin soluna düşen tepenin üst kısmı dümdüz bir alana sahip olup aynı zamanda yola yani E-5 e çok yakın durumdadır. Bu alanda çadır gösteri yerleri kurularak uluslararası halk dansları festival alanı olarak kullanılır. Burada bulunan küçük göletin etrafı çevre düzenlemeleri yapılarak çay bahçeleri ve küçük restorantlarla çevrelenebilir durumdadır.

       7- Halk eğitim merkezi ve öğretmen evinin dış cephesi belirlenecek bir kilim motifiyle ya da taş yahut ahşap giydirme ile kaplanır. Öğretmen evinin yanındaki baraka yıkılarak, yerine cam bölüm yapılır ve ana binayla birleştirilir. Burası müzikli restorant olarak işletilir. Öğretmen evinin iç dekorasyonu da Moğol-Türk tarzı baz alınarak yeniden dekore edilir.

     Aynı bina giydirme yöntemi belediyenin kaplıcalarına da uygulanırken, ilçede  MİS SABUN üretimi yapılarak, hamamlarıyla isim yapma yolunda olan ilçe sabunlarıyla da ünlenebilir.

      8-Soğuksu Milli Parkına motorlu taşıtların girmesi engellenerek, bu alanda faytonlar işletilir.

      9- Bahsi geçen bu işletmelerde çalışanların, belirlenecek olan döneme ait kıyafetler giymeleri sağlanır.

     10- Halk eğitim merkezinde üretim alanında belirlenen kolların eğitim çalışmalarına başlanır.

    11- Turizm ve information büroları kurulur ve ilçenin turizm-tanıtım derneği ile koordineli çalışılarak günlük turlar düzenlenir.

 

    Tüm bunlar projenin aslından uzaklaşmadan, restorantlardaki mönüden, kıyafetlere, dekorasyondan üretilecek ürünlere kadar her şey planlı bir şekilde oluşturulmalıdır. Ancak bu şekilde, uzun vadede yapılmak istenen yatırım için yol alınabileceği unutulmamalı ve keyfilikten uzak durulmalıdır.

 

Etiketler : Selmin - hocayla - Zamana - yolculuk -
YORUMLAR
  • izzet sezer   14-11-2009 06:31

    öğretmenim çok güzel olmuş süper

  • izzet sezer   14-11-2009 06:28

    bir kelimeyle çok güzel

  • rıza üçbaş   18-01-2008 21:35

    hayata geçirilmesini ,emeğinin boşa gitmemesini dilerim.

  • EMRE EREN   10-01-2008 02:28

    BENDE KIZILCAÖRENLİYİM TOPRAGIM BENİM,selmin hocam tebrikler .Merhabalar ,aslında dünya çok küçük derler ya… ,ben size Kazakistan Astana’dan yazıyorum.Mimarım,Ankara’da doğup büyüdüm ama dedemden Kızılcaören’liyim. yakında cennet vatanıma dönüp ,köyümdede bir ev yapmayı hayal ederken ve Kızılcahama la ilgili internet sitelerinde dolaşırken bu habere rastladım. Sn Selmin hocanın bahsettiği Astana’daki Han Çadırı şu anda 300 mt kadar uzağımda o projede çalışanlarda arkadaşlarımız ve aynı firmanın başka bir projesinde çalışıyorum. Dolayısıyla çok iyi bildiğim bir konu.Selmin hocanın sunumu çok güzel,belliki araştırılmış ve gönül verilerek yapılmış, emeğine ellerine sağlık. Bu konuda benimde eğer bir katkım olacaksa ,ki olmasını çok isterim;naçizane bildiklerimi aktarayım.Bir şehir için sembol yaratılırken ,avrupanında hemen tamamını görmüş bir mimar olarak bence ,alınabilecek en kötü örmek Astanadır.Bu şehir doğalgaz ve yer altı madenler açısından çok zengin bir bölgede olup son 10 yılda küçücük bir kasabadan başkente dönüştürülürken ,dünyanın her tarafından tanınmış mimarlarla işbirliği yapılarak her türlü kültürel,geometrik ve uzaysal formlar denenerek sembol değil,sembollerden bır karmaşa yaratılmıştır.Şehirde yaşanmışlık,tarih ve belli bir kültürün izleri hakim değildir.Olanlarda da Rus kültürü izleri vardır.Han Çadırı ise sadece sivri çadır dış formu(keçe türk çadırı değil) modernize edilerek alınmış ve etrafında 6 adet 16 şar katlı rezidans konutların yer aldığı son derece lüks ve modern bir komplekstir.Ve sadece Han Çadırının bütçesi 200 milyon $ dır. Kazaklar ;kazak türkçesi yerine rusca konuşmayı tercih ederler.Benim inatla türkçe öğretme çabalarımla türkçeleri epey ilerlemiştir:)ve Kazaklar da bizdeki gibi hamam kültürüde yoktur. Anadolu ise bir tarih ve kültür hazinesidir.Yaklaşık 1000 yıldır da Türk kültürü ve sahipliğindedir.Bir kent için seçilen sembol tamamen o yöredeki tarihi ve bilinen kültürel yapıyı vurgulamalı ,korumalı ve yaşatmalıdır.Keçe çadır fikri bana çok yabancı geldi.Kızılcahamam ormanı,doğal sıcak ve soğuk su kaynaklarıyla ve Ankara’ya yakınlığıyla ,zaten çok özel bir ilçe.Bu konuda en güzel örnek bence Ankara’nın başka bir güzel ilçesi Beypazarı uygulamasıdır.Sadece eski türk evlerini restore ederek ve o çağın kültürünü, yemeklerini,el işlemelerini ,el sanatlarını koruyarak ve yaşatarak alternatif Turizme çok güzel bir örnek teşkil etmişlerdir. Aslında bu konuda Selmin hocanın da belirttiği gibi alanlarında uzman akademisyenlerden yardım alınmalı ,hatta bu konuda kaymakamlık ,belediye ,sivil toplum kuruluşları ve halk katılımıyla bır Konsey kurulmalı ,Ankara Mimarlar odasından destek istenilerek ulusal yarışma düzenlenmeli ve ‘’Kızılcahamamın’’ var olan kendi zenginlikleri ve farkıyla bir ‘değer’ yaratılması için ilk adımlar atılarak; Bu çok uzun soluklu iş için hemen ama doğru yerden başlanmalıdır.Burada çok yer tutacağından konu hakkındaki düşüncelerimi kısa tutmaya çalıştım.Hepiniz sağlıcakla kalın .Sevgilerimle..

  • Alperen   27-12-2007 11:30

    öncelikle bu projede emeği geçen herkesi ve sayın hocamı kutlamak isterim.Bizler bu yörenin insanı olmamıza rağmen başucumuzda bulunan bu tarihi ve turistik potansiyellerin farkında değiliz.projeniz sizinde belirttiğiniz gibi maliyetli olmasına rağmen, neticeleri itibari ile projenin üretime dönük safhaları bulunduğundan fayda maliyet analizleri yapıldığında artı pozitif sonuçları çıkacaktır.sonuçları itibari ile sosyal, ekonomik,kültürel,tarihsel çok boyutlu bir proje inşallah hayata geçirilebilir.başarılar dilerim.

  • seval yılmaz   01-12-2007 19:49

    SELMİN HOCAM SİZİ KUTLARIM PROJENİZİ ÇOK BEĞENDİM EN KISA ZAMANDA PROJENİZİN HAYATA GEÇİRİLMESİNİ DİLERİM İYİKİ VARSINIZ SİZİNLE BİRLİKTE KIZILCAHAMAM BİR ÇOK BAŞARIYA İMZA ATACAKTIR SEVGİLER SELAMLAR

  • N.YALÇIN   01-12-2007 12:49

    Merhabalar ,aslında dünya çok küçük derler ya… ,ben size Kazakistan Astana’dan yazıyorum.Mimarım,Ankara’da doğup büyüdüm ama dedemden Kızılcaören’liyim. yakında cennet vatanıma dönüp ,köyümdede bir ev yapmayı hayal ederken ve Kızılcahama la ilgili internet sitelerinde dolaşırken bu habere rastladım. Sn Selmin hocanın bahsettiği Astana’daki Han Çadırı şu anda 300 mt kadar uzağımda o projede çalışanlarda arkadaşlarımız ve aynı firmanın başka bir projesinde çalışıyorum. Dolayısıyla çok iyi bildiğim bir konu.Selmin hocanın sunumu çok güzel,belliki araştırılmış ve gönül verilerek yapılmış, emeğine ellerine sağlık. Bu konuda benimde eğer bir katkım olacaksa ,ki olmasını çok isterim;naçizane bildiklerimi aktarayım.Bir şehir için sembol yaratılırken ,avrupanında hemen tamamını görmüş bir mimar olarak bence ,alınabilecek en kötü örmek Astanadır.Bu şehir doğalgaz ve yer altı madenler açısından çok zengin bir bölgede olup son 10 yılda küçücük bir kasabadan başkente dönüştürülürken ,dünyanın her tarafından tanınmış mimarlarla işbirliği yapılarak her türlü kültürel,geometrik ve uzaysal formlar denenerek sembol değil,sembollerden bır karmaşa yaratılmıştır.Şehirde yaşanmışlık,tarih ve belli bir kültürün izleri hakim değildir.Olanlarda da Rus kültürü izleri vardır.Han Çadırı ise sadece sivri çadır dış formu(keçe türk çadırı değil) modernize edilerek alınmış ve etrafında 6 adet 16 şar katlı rezidans konutların yer aldığı son derece lüks ve modern bir komplekstir.Ve sadece Han Çadırının bütçesi 200 milyon $ dır. Kazaklar ;kazak türkçesi yerine rusca konuşmayı tercih ederler.Benim inatla türkçe öğretme çabalarımla türkçeleri epey ilerlemiştir:)ve Kazaklar da bizdeki gibi hamam kültürüde yoktur. Anadolu ise bir tarih ve kültür hazinesidir.Yaklaşık 1000 yıldır da Türk kültürü ve sahipliğindedir.Bir kent için seçilen sembol tamamen o yöredeki tarihi ve bilinen kültürel yapıyı vurgulamalı ,korumalı ve yaşatmalıdır.Keçe çadır fikri bana çok yabancı geldi.Kızılcahamam ormanı,doğal sıcak ve soğuk su kaynaklarıyla ve Ankara’ya yakınlığıyla ,zaten çok özel bir ilçe.Bu konuda en güzel örnek bence Ankara’nın başka bir güzel ilçesi Beypazarı uygulamasıdır.Sadece eski türk evlerini restore ederek ve o çağın kültürünü, yemeklerini,el işlemelerini ,el sanatlarını koruyarak ve yaşatarak alternatif Turizme çok güzel bir örnek teşkil etmişlerdir. Aslında bu konuda Selmin hocanın da belirttiği gibi alanlarında uzman akademisyenlerden yardım alınmalı ,hatta bu konuda kaymakamlık ,belediye ,sivil toplum kuruluşları ve halk katılımıyla bır Konsey kurulmalı ,Ankara Mimarlar odasından destek istenilerek ulusal yarışma düzenlenmeli ve ‘’Kızılcahamamın’’ var olan kendi zenginlikleri ve farkıyla bir ‘değer’ yaratılması için ilk adımlar atılarak; Bu çok uzun soluklu iş için hemen ama doğru yerden başlanmalıdır.Burada çok yer tutacağından konu hakkındaki düşüncelerimi kısa tutmaya çalıştım.Hepiniz sağlıcakla kalın .Sevgilerimle..

  • ahmet aldemir   29-11-2007 20:28

    selmin hocamın böyle güzel çalısmalrından dolayı kutlarım basarılar dilerim 11 SERVİS-B AHMET ALDEMİR SAYGILARIMI SUNARIM

  • mustafa   27-11-2007 17:25

    hocam sağolun bir çalışma yapmışsınız ama eksik olan bu kadar işin proje maliyeti ile ilgili bir çalışma yapmamışsınız, sizin anlattığınız olaylar için çok ciddi meblağlarda paralar gerekmektedir ki bu işleri kimler ve nasıl yapacaklar bunlar düşünülmemiş ve bu arada o kadara tesis den bahsetmişsiniz ama konaklama nasıl olacak bahsetmemişsiniz.Güzel hayaller ama yine de ilçemiz için düşünceleriniz ve çalışmalarınız için teşekkürler.

  • engelliler derneğinden   27-11-2007 14:05

    değerli hocamızın ilçe turizmi için hazırlamış olduğu çalışmalar ve projeler uzun vadeli ve çok güzel .tabiiki bunların hayata geçirilmesi ve bir an önce çalışmalarının başlaması görevi öncelikle genel,yerel ve siyasi yöneticilere düşmektedir. düşünme zamanı değil haydi başlayalım ki,kızılcahamamı turizm de bir numara yapalım.

  • KÜBRA ÜNLÜ   23-11-2007 17:45

    selmin hocam sizin gibi basarılı bir egitimcinin güzel işler basaracagına gönlümün ta içinden inanıyorum seni çok seviyorum selmin hocam KEKLİK......

  • Mehmet   21-11-2007 21:13

    İnşallah sözde kalmaz. Teşekkürler hocam

  • fatma arıöz   21-11-2007 20:12

    sevgili selmin hocam projenizi çok beğendim teşekkür ederim. allah yardımcın olsun.emegine ve yüregine saglık.tekrar teşekkür ediyorum kolay gelsin.

  • AHMET KOKEN   21-11-2007 18:56

    SELMIN HANIMI KUTLUYORUM.ELLERINE SAGLIK. BU RPOJELERIN SON SEKLINI VERILEREK HAYATA GECIRILMESI SART. BU KONUDA HERKES ACIL KOORDINE OLMALI. HERKESE COK SELAMLAR BOTTROP ALMANYA

  • mustafa işler   21-11-2007 09:02

    Değerli hocam ağzına emeğine yüreğine sağlık allah emeklerini zayi etmesin bu projeni büyük bir dikkatle ve zevkle okudum büyük bir turizim potansiyeli olan ilçemize şikdiye kadar hiç bir şey yapılmamıştır. Birkaç dönem hariç tüm zamanlarda ilçemizde milletvekili çıkartırdı bu çıkan milletvekillerimiz ilçemize hiç bir şey yapmamıştır. Geçmiş dönemlerde Bakanlıklarda Resim Kurumlarda onlarca hemşerimiz vardı bunlar üst yöneticiler olmasına rağmen ilçemize yine ilçemize hiç bir yardımları bulunmamıştır. Şimdi ise tüm hemşerilerimiz iş adamlarımız yöneticilerimiz alttan üst tabakaya kadar herkez elini taşı altına koyup ilçemiz için bir şeyler yapmalıyız Benim ilçem dünyanın en üzel ilçesi TEŞEKÜRLER SELMİN HOCAM

Diğer Haberler
MAKALELER YAZARLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

ANKET

YENİ HUKÜMETİ HANGİ PARTİLER KURMALI

Tüm Anketleri Görmek ve Oy Kullanmak İçin Tıklayın