Ayasofya'da ibadetin yolu açıldı! Danıştay'dan tarihi karar

Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya'nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti.

Danıştay, Ayasofya konusunda aldığı kararı açıkladı.
 
Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya'nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti.
 
KARARIN GEREKÇESİ
Danıştay'ın gerekçesinde, Ayasofya'nın Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı mülkiyetinde olduğu, cami olarak toplumun hizmetine sunulduğu belirtildi.
 
Danıştay'ın gerekçesinde Ayasofya'nın tapu belgesinde cami vasfı ile tescilli olduğu, bunun değiştirilemeyeceği kaydedildi.
 
Gerekçede, "Vakıf senedindeki cami vasfı dışında kullanımının ve başka bir amaca özgülenmesinin hukuken mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Kadimden beri korunan Vakfa ait taşınmaz ve hakların, istifadesine bırakıldığı toplum tarafından kullanılmasına engel olunamaz." denildi.
 
86 YILLIK HASRET SONA ERDİ
Bu kararla birlikte; Fatih Sultan Mehmet'in emaneti Ayasofya, 86 yıl sonra müze statüsünden çıkarıldı ve ibadete açılmasının önü açıldı.
 
ATATÜRK'ÜN İMZASIYLA MÜZE OLMUŞTU
Bilindiği üzere, Fatih Sultan Mehmet'in emaneti Ayasofya, 1934 yılında Mustafa Kemal Atatürk'ün imzasıyla müze statüsüne alınmıştı.
 
Ayasofya’nın statüsü muhafaza edilerek, hukuk düzenimizle güvence altına alınan, özel hukuk tüzel kişiliğine haiz mazbut vakıf niteliğindeki, Fatih Sultan Mehmet Han vakfı’nın mülkiyetinde olduğu, Ayasofya’nın vakfedenin iradesi gereği sürekli şekilde olarak cami olarak kullanılması için toplumun hizmetine sunulduğu, bedelsiz olarak kamunun istifadesine terkedilmesi yönüyle hayrat-taşınmaz niteliği taşıdığı, tapu belgesinde ve cami vasfıyla tescilli bulunduğu, vakıf senedinin hukuk kuralı etki değer ve gücünde olduğu, vakfedilen taşınmazın vakıf senedindeki niteliğinin ve kullanım amacının değiştirilemeyeceği, bu hususun tüm gerçek ve tüzel kişilerle birlikte davalı idare için de bağlayıcı olduğu, devletin vakıf varlığının vakfedenin iradesine uygun olarak kullanılmasını sağlama yönünde pozitif yükümlülüğü, vakıf mal ve haklarıyla ilgili olarak vakfedenin iradesini ortadan kaldıracak şekilde müdahalede bulunmama yönünde de negatif yükümlülüğünün bulunduğu,
 
Sonuç olarak da bu durumda Türk Hukuk Sistemi’nde kadimden beri korunarak yaşatılan vakfa ait taşınmaz ve hakların vakfıyesi doğrultusunda istifadesine bırakılan toplum tarafından kullanılmasına engel olunamayağı, vakıf senedinde sürekli olarak tahsis edildiği cami vasfı dışında kullanımının ve başka bir amaca özgülenmesinin hukuken mümkün olmadığı sonucuna varıldığından bu hususlar dikkate alınmaksızın, Ayasofya’nın camii olarak kullanımının sonlandırılarak müzeye çevrilmesi yönünde tesis edilen dava konusu, Bakanlar Kurulu kararında hukuka uygunluk görülmemiştir. 
 
Dava konusu Bakanlar Kurulu kararının iptaline karar verilmiştir." 
 

Yorumlar     |     Yorum Yaz