Kızılcahamam kaymakamı Mustafa Çit
Sırrı ER Kızılcahamamhaber
sirrier@hotmail.com
.

Kızılcahamam Kaymakamı Mustafa Çit: 

“Kızılcahamam - Çamlıdere Jeopark Projesini çok önemsiyoruz.”  

Sırrı Er: Kızılcahamam Kaymakamı Sayın Mustafa Çit ile bir söyleşi yapacağız.

Mustafa Bey, önce kısaca kendinizi tanıtır mısınız?  

Mustafa Çit: Konuşmama başlarken, bize vakit ayırıp geldiğiniz için teşekkür ederim.Kızılcahamam’da sizleri aramızda görmekten mutlu olduğumuzu belirtmek isterim. 1968 Yılın da Tokat’a bağlı Çamlıdere köyünde doğdum. Köyüm Tokat’a 5 km. uzaklıkta,

köyün hemen bitiminde çam ormanları başlıyor. Bu çamlardan dolayı bu ismi almış. Çamlıdere, Çamlıdere birbirine yakın isimler. İlkokulu köyümde bitirdim. Ortaokul ve liseyi

Tokat’ta okudum 1987 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini kazandım. Fakülteyi okurken, Başbakanlık Osmanlı Arşivlerinde memur olarak göreve başladım. Hem okudum hem de çalıştım. Okulumuzda devam zorunluluğu olmadığı için bir buçuk yıl hem derslerimi hem de memurluğu yürütebildim. Girebildiğimiz derslere girdik. Giremediğim ders notlarını arkadaşlardan aldım. 1991 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünden mezun oldum. Mezun olduktan sonra Osmanlı Arşivlerinde dört buçuk yıl daha çalıştım. İstanbul’da Valiliğin bahçesinde bir binamız vardı. 1993 yılında kaymakamlık yazılı imtihanını kazandım. 1994’te de mülakat sonucunda göreve başladım. (24 Temmuz tarihinde arşivlerdeki görevimden ayrıldım, 25 Temmuz 1994 tarihinde kaymakamlık görevine başladım.)  

İlk önce Kütahya’da kaymakam adayı olarak başladım. 3 yıllık adaylık süresinin bir kısmı Kütahya’da geçti. Takat Erbaa’da kaymakamlık vekilliğim oldu, daha sonra İngilizce kurları için yurt dışına gittim. İngiltere’nin Bristol kentinde 8 ay kaldıktan sonra yurda döndüm. Altı ay Kastamonu Araç kaymakam vekilliği görevim oldu. Daha sonra kaymakamlık kurslarına katıldım. 1997’nin Eylül ayında Çankırı’nın Kızılırmak ilçesinde kaymakamlık görevine başladım. İki yıl orada kaldım. Bu sürede balcılık ve çeltik üretimi üzerine çalışmalar yaptık. Kızılırmak için, Çankırı’nın Çukurova’sı derler. Dümdüz bir vadi. Türkiye’nin çeltik üretiminin % 15’ ini Kızılırmak vadisi karşılıyor. Bu bölgede Kavun üretimi de fazla. Kızılırmak’ta bu ve benzeri toprağa bağlı projelerle uğraştık.  

Ondan sonra Sivas Doğanşar ilçesine tayinim çıktı. İki sene de orada kaldım.Oradaki projelerimiz hayvancılık ağırlıklı idi. Oradan tayinim Amasya Taşova’ya çıktı. Taşova nüfus ve gelişmişlik olarak daha büyük bir ilçe. 3 yıl da orada görev yaptım. 10 beldesi, köyleri ile birlikte 50.000 civarında nüfusu var. Tarım potansiyeli yüksek bir ilçemiz. Şeftali, kiraz, elma başta olmak üzere hemen hemen birçok meyve yetiştiriliyor. Orada modern usul bağ projeleri uyguladık. Taşova’da 3 yıl kaldıktan sonra, Sivas Divriği ilçesinde göreve başladım. Sivas’a 170 km. uzaklıkta, 2.700 km kare alanı olan geniş bir bölge. Tarihimizdeki beylikler döneminde Mengücek Beyliği zamanında Divriği Ulu Camisi ve Şifahanesi yapılmış. Muhteşem bir eser. Önü ve sonu olmayan bir eser. Yani onun kalitesinde önceki dönemlerde de bir eser yok, ondan sonra da böyle bir eser yapılmamış. 20 metre yüksekliğinde ve 18 metre genişliğinde taş işlemeli muazzam bir kapısı var. Taştan yapılmış böyle bir işçilik ve süsleme sanatı olabilir mi? İslam tarihinde, Selçuklu tarihinde, Osmanlı tarihinde daha muhteşem eserler var ancak, bu şekilde bir sanat eseri ender, herkesin  görmesini isterim. Orada Divriği ve sanat eserlerinin tanıtımı ile ilgilendik, o dönemde Köydes projeleri ile ilgili çalışmaları sürdürdük. Divriği’den sonra Çankırı Çerkeş ilçesinde kaymakam olarak göreve devam ettim. Merkezi nüfusu 9-10 bin civarında Kızılcahamam’dan küçük bir ilçe Köyleri ile birlikte 15-16 bin nüfusu var.  

Sırrı Er: Oradaki çalışmalarınız hakkında da bilgi verir misiniz?

Mustafa Çit: Karayolları ihaleleri, duble yol ihaleleri ve çalışmaları ön planda idi.3 yılımızın çoğu bu ihalelerle geçti. Batıyı Karadeniz’e ve Doğu’ya bağlayan, Gerede’den itibaren önemli bir yol. Yaz, kış yoğunluğu olan önemli bir güzergâh. 35 km. dört beş ihale şeklinde uygulandı. Çerkeş ilçesinin köylerinde orman varlığı azdır. Kızılcahamam taraflarında ormanlar mevcut. Köylerin yakınlarındaki tepelerde ve boşluklarda ağaçlandırma çalışması yürüttük. 4 köye yaklaşık 4-5 bin dönüm ağaç diktik. Yaklaşık 500 bin fidan. Divriği ilçesinde yaklaşık bir buçuk milyon fidan diktik. Divriği’de fire oldu. Çerkeş’te yüzde yüze yakın netice aldık. Görev yaptığım tüm ilçelerde eğitim faaliyetlerine öncelik verdim. Gençler bizim için çok önemlidir. Çerkeş’te bal ormanları kurduk. Arıcılığa faydası olsun diye kızılcık, ahlat, akçaağaç ve benzeri ağaçlar diktik. Kızılcahamam gibi Çerkeş de arıcılığa uygun yer. Geçen sene, 2010 yılında Kızılcahamam ilçemize tayinim çıktı. Burada bir seneyi doldurduk.

Sırrı Er: Mustafa Bey, çocukluk yıllarınıza ait unutamadığınız bir anınız var mı? Bize anlatır mısınız?

Mustafa Çit: Çocukluğumuz köyde geçti. Yaz aylarında yaylaya çıkardık. Dedemi bilirim, onun zamanında koyun sürülerimiz vardı. Keçilerimiz vardı. Tarım da vardı. O zamanlar tütüncülük yaygın idi. O zamanlar tütün kotası uygulanmıyordu. Yılın on iki ayında da çalışma olurdu. Köyümüzde meyvecilik de yaygındır.

Sırrı Er: Öğrencilik yıllarında iken ileride ne olmak isterdiniz?

Mustafa Çit: Lise yıllarında tarihi çok severdim. Ben tarih öğretmeni olacağım derdim. Tarih derslerindeki notlarım diğer derslerden yüksek idi. Benim bir özelliğim ortaya çıktı. Ortaokul 3. sınıftan itibaren her hafta okulun kütüphanesine gider, bir kitap alır okurdum. Genellikle, roman, ders kitabı ve üniversiteye hazırlık kitapları olurdu. Okuduğum kitapları geri verir, yeniden bir haftalık kitap alırdım. Bu durum 3-4 sene devam etti. Her hafta aldım bitirdim geri verdim. Bu benim eğitimimde ilerleme sağladı. Lise son sınıfta seviye tespit sınavlarında ortalarda olan durumum birinciliği zorlar hale geldi. Son sınıfta Tokat çapındaki sınıflarda iyi bir yere geldim. O zaman üniversite sınavları iki aşamalı idi. İlk

tercihimi İstanbul Siyasal olarak yazdım. İstanbul Siyasal Bilgiler Fakültesine derece ile yerleştim. Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirenleri, müfettişlik bekliyor, kaymakamlık bekliyor. Ancak herkese nasip olmayabilir. Bize kaymakamlık nasip imiş bu göreve devam ediyoruz.

Sırrı Er: Kaymakam Bey, mesleğinizi seviyor musunuz?

Mustafa Çit: Mutlaka, zaten sevmezseniz başarılı da olamazsınız. Bizim meslekte mahrumiyet bölgesi olan yerlerde de görev yapmak vardır. Oralarda da severek mesleğimizi yürütürüz. Ben buralarda niye çalışıyorum deme hakkınız yok. Böyle düşünürseniz, ya o işi bırakacaksın, ya da orayı terk edeceksin. Bizim meslekte herkes görevini ve görev yaptığı yeri sevecek.

Sırrı Er: Mesleğinizin zor yanları nelerdir?

Mustafa Çit: Her mesleğin zor yönleri mutlaka vardır. Bizim meslekte vatandaşla bire bir muhatap olursunuz. Onun için vatandaşla ilgilenmek zorundasınız. Derdini dinleyeceksin, sorununu çözeceksin. Çözemezseniz, vatandaş niye çözülmediğini sizden duyacak. Ben her vatandaşın derdini dinlerim, olmuyorsa şu şu sebepten dolayı olmuyor diye kendisine söylerim. Böyle olduğu zaman da vatandaşımız anlayışla karşılıyor ve teşekkür edip gidiyor. Herkesi dinlemek zor olabilir ancak olması gereken budur diye düşünüyorum. Bizim görevimiz vatandaş odaklı bir hizmet. Vatandaş olmadan olmaz. Vatandaşa rağmen iş yapamayız. Vatandaşımıza saygı duymalıyız. Günümüzde kanun ve nizamlar da ön planda. Yetki aşımı yaparak ben yaptım bu iş böyle diyemezsiniz. Takdir hakkınızı kullanabilirsiniz, ancak takdir hakkınız kanunların üzerinde olamaz.

Sırrı Er: Mustafa Bey, buraya kaymakam olmadan önce mutlaka Kızılcahamam’ı görmüşsünüzdür.

Mustafa Çit: Kızılcahamam güzel bir ilçemiz. Kızılcahamam’ı ilk olarak 1995 yılında gördüm. Ankara’da kursta iken arkadaşlarla Soğuksu’ya piknik yapmaya geldik. Arkadaşın biri ekmek arası peynir yapmış, ancak peynirler ekmekten taşmış ve ekmekten çok. “Ekmek arası peynir mi, peynir arası ekmek mi?” demiş ve gülmüştük. 2004 yılında üç defa Bakanlığın eğitim seminerlerine gelmiştik. O zamanlar Avrupa Birliği müktesebatı ile ilgili güzel çalışmalar ve beyin fırtınaları olmuştu. 2006- 2007 yıllarında Asya Termal’de bir iki kurs oldu onlara katıldım. O zaman Divriği’den gelmiştim. Çerkeş’ten geldim. Çerkeş Kaymakamı olunca da Ankara’ya buradan gidip geldik. Bu süreçte tabi burada Kaymakamlık yapacağımı düşünmedim. Kızılcahamam’da da görev yapmak nasip imiş.  

Sırrı Er: Yaklaşık bir yıldır Kızılcahamam’da görev yapıyorsunuz. Kızılcahamam’ın belli başlı sorunları nelerdir?

Mustafa Çit: Şu anda Kızılcahamam ilçemizde önemli bir sorun yok. Yani şimdiye kadar bu iş olması gereken bir işti diyeceğimiz önemli bir sorun yok. Bunun dışında mesela: Türkiye değişiyor. Araç sayısı her yerde çoğaldı. Bunun Kızılcahamam’a da yansıması oluyor. Yaz mevsiminde ve tatil günlerinde trafik çok yoğun oluyordu. Kış mevsiminde oturduk yetkililerle birlikte düşündük. Bu şekilde uygulamaya devam etmemiz bir çözüm değil. Belediye Başkanımız, esnafımız ve diğer ilgililerle toplantı yaptık. Şehir içinde gidiş ve geliş olarak yeni düzenleme yaptık. Belediye gerekli düzenlemeleri yaptı. Şu anda bu uygulama güzel bir şekilde yürüyor. Arkadaki cadde de canlandı. Birtakım insanlarımız mağdur olabilir, onlara da saygı duyuyoruz, ancak bir kilometrelik alandaki araç sayısı daha geniş alana yayıldı, araç trafiğini dağıttık. İdare olarak biz memnunuz, esnafımızın çoğu da memnun.

 

Sırrı Er: Mustafa Bey, Kızılcahamam’ın daha da gelişmesi için neler yapılabilir?

Mustafa Çit: Öncelikli olarak ilçemizin doğal gaz konusunun neticelendirilmesi gerekir. Asya Termalin arkasına kadar doğalgaz hattı geldi. Doğalgazın dağılımını bir an önce tamamlamamız gerekir. Bunun bize çok faydası olacak. Isınma problemi rahatlayacak, kömür odun hava kirliliği kalmayacak. En önemli faydası da termal suyumuzun daha verimli kullanılması sağlanacak. Suyumuzu turizme daha çok kazandırma imkânımız olacak. Ankara Üniversitesi, Gazi Üniversitesi ile ön görüşmeler yaptık, birtakım projeler geliştirdik. Sağlık bilimleri gibi yüksek okul ve fakülte gibi kurumların ilçemize gelmesi için çalışmalar belli bir noktaya geldi. Arsa tahsisleri yapıldı. Hayırsever işadamlarımız ile görüşmelerimiz devam ediyor. Onlardan destek alarak yüksek okul ve fakültelerimizi kuracağız.3-5 yıl içinde bu projemi de inşallah gerçekleşecek. Bir diğer önemli projelerden biri de Jeopark projesi. Kızılcahamam, Çamlıdere Jeopark projesi olarak düşünebiliriz. Bu projeyi çok önemsiyoruz. Yaklaşık iki yıl önce başlandı, teşhir aşaması devam ediyor. Bu hafta Almanya’daki bu konu ile ilgili profesörler, belediye yetkilileri, 8 kişilik bir ekip geldi. Çamlıdere ve Kızılcahamam

Kaymakamları, Belediye Başkanlarımız, Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanımız, diğer yetkililer, iki gün yuvarlak masa toplantısı yaptık. Çok da faydalı oldu.Gelecek yılın Nisan ayında bizler de Almanya’ya gidip orada toplanacağız ve bu çalışmalara devam edeceğiz. Burada güzergâhlar gezildi, sit alanları gezildi çok mutlu ve memnun oldular. Burada müthiş kaynaklar ve imkânlar var, siz bunlara sahipsiniz dediler. Bu projeyi çok önemsiyoruz. Türkiye’mizin ilk Jeopark projesi Kızılcahamam ve Çamlıdere’de

kurulacak. Avrupa’da 58 tane var. Dünyada belki 100 küsur var. Türkiye’de bir ilk olacak.

Önemli bir proje. Ankara’mızın 4 milyon civarında nüfusu var. Onda birini buraya jeoparkımıza çeksek bu bile muhteşem bir şey olur ilçemiz için. Termal kaynaklarımız güzel, yeni otel yatırımlarımız var, üç tane yeni proje devam ediyor, Çam Otel’in yapımına başlandı. Akasya devre mülkte temel atıldı ilave inşaata başlandı. Anatolia Otel TOKİ’nin yamacında devam ediyor. Şu anda 5000’e yakın yatak kapasitemiz var. Bir- iki sene içinde 6000- 7000 yatak kapasitesi olabilir. Termal suyu verimli kullandıktan sonra sorun olacağını sanmıyorum. Tüm bu kaynakları turizm alanında daha iyi kullanmamız lazım.Seyhamamımız var, oradaki evlerin büyük kısmının dış cephe yenilemesini yaptık. Burada da suyumuzu değerlendirebiliriz. Aksak’ta maden sularımızın olduğu yerde sıcak suyumuz var, bu da değerlendirilebilir. 10 km alanda her türlü suyumuz var. Termal su, maden suyu, doğal kaynak suyu. Özel idare kaynaklı sera projeleri geliştirdik. Sayın valimiz ilgilendi ve destek

verdiler. Bulak köyünde daha yoğun olarak uyguladık. Orada taze fasulye üretimi mevcut.

Bulak fasulyesi meşhur. Yanık köyde de uyguladık. Kışlak köyünde üç tane başladık. Seralarımız 4 metre yükseklikte, oksijenli sera. Naylondan, fonksiyonlu seralar. Vatandaşımızın ürününü bir ay önce ve bir ay sonraya çekebilirsek, verimi yaklaşık % 50 arttırmış oluruz. Hedefimiz sezonu baştan ve sondan uzatmak, ürünün verimini artırmak. Nisanın 15’inden Kasımın sonuna kadar ürün olacak. İlçemizde önemli projelerden biri de; Sanem keçisi. Geçen sen başladık. Kasım ayında 16 aileye 9 keçi bir teke dağıtmıştık. Bunlardan her biri 25’er tane oldu. Ortalama 2,5 katına çıkmış. Sanem keçisi koyundan biraz keçiye doğru, keçiden de biraz koyuna doğru. Araziye çıkmıyor ve zarar vermiyor. Özel idare, Sayın valimiz, İl Genel Meclis Başkanımız Ahmet Aslanoğlu, İl Özel İdare Genel Sekreterimiz Âdem Ceylan Bey bu projeyi destekliyorlar.Çeltikçi tarafında da düşünüyoruz.

Özel İdare kaynaklı, Köydes kaynaklı, yolumuz, suyumuz, kanalizasyon faaliyetleri devam ediyor. Belki bu sene 100 km. yol yaptık. 10-15 kilometre birinci kat asfalt yapıldı. Sırası ile plan ve bütçe dâhilinde tüm köylerimizin alt yapısı tamamlanacak. Çoğu büyük oranda tamamlandı. Özel idare sistemi geliştirdi. Yolları yapıyoruz. Köyün içini kilit taşı yapıyoruz. Modern ve güzel bir iş oluyor. Pazardan başladı, İğmir, Otacı köylerin içi hep kilit taşı oldu. 8- 10 köyümüze yönelik taş döşemesi oldu. Şunu diyebiliriz; köylerimiz modernleşiyor, Büyük şehirlerdeki hemşehrilerimiz de köylerine güzel güzel evler yapıyorlar, alt yapılar tamamlanıyor, elektrik, su, yol problemi yok. Havası, suyu güzel, tabii güzellikler yerinde. Süleler köyüne gitseniz parke taşı döşenmiş. Ankara’da köyü en çok olan ilçelerden biriyiz ama devletimiz de yeterli yatırımı yapıyor. TOKİ yapıldı, o bölgede okul ihtiyacı vardı, Belediyemiz arsa tahsisini yaptı, 12 derslikli bir okul şu anda ihale aşamasında. Uzun süredir yapılmayan Kız Meslek Lisesi vardı, aşağıda Yabanabat camisinin yanında, oraya da büyük bir Kız Meslek Lisesi Yapıyoruz. Kızılcahamam’ın aşağısı okullar bölgesi oldu. Özel İdare İmam Hatip Lisesinin kapalı spor salonunu da yaptı. Çok güzel oldu. Sağlık merkezimiz yapılıyor, iki üç ay içinde tamamlanacak. Belediyemiz alt yapı işlerine devam ediyor. Jeopark tanıtım büroları olacak, Kent meydanı düzenlemesi yapılacak, biz bu düzenleme için Kaymakamlığımızın bahçesini vereceğiz. Cumhuriyet meydanı ile burası birleşecek, güzel bir meydanımız olacak.Belediyemizin Kirmir Çayı projesi var. Çok güzel ve büyük, maliyeti yüksek bir proje. Ancak gerçekleştiği zaman Kızılcahamam’ın adını duyuracak bir proje. İlçemizin içinden geçen Kirmir Çayı için Belediyemizin hazırladığı proje 4,5 km uzunluğunda. Eğrekkaya Barajı’nın dibinden başlıyor, Akasya Termal’in sonuna, Çeltikçi yol

ayrımına kadar devam ediyor. Vadide çay yatağı düzenlenecek, etrafında bisiklet yolları, parklar, yeşillikler, oturma yerleri, gösteri merkezleri, çeşitli düzenlemeler yapılacak. Sallarla, gondollarla gezilecek.15-20 milyon liralık maliyeti olacak bir proje. Kızılcahamam’a büyük bir ivme ve hareketlilik kazandıracak.

Sırrı Er: Mustafa Bey, söyleşimizin sonuna yaklaşırken, özel hayatınıza ait sorular soracağım. Eşiniz kimdir, nerelidir, ne zaman evlendiniz? Çocuğunuz hakkında bilgi verir misiniz?

Mustafa Çit: Eşimin adı Yasemin. Kendisi Kastamonulu. Sınıf öğretmeni. 14 yıl sonra bir kız çocuğumuz oldu. İsmi Asya Berrak. 7 aylık oldu.

Sırrı Er: Boş zamanlarınızda neler yaparsınız, özel hobileriniz nelerdir?

Mustafa Çit: Fotoğraf merakım var, mevsiminde ve zamanında tabiat güzelliklerinin fotoğraflarını çekmeyi çok seviyorum. Yaylalarımız, köylerimiz, derelerimiz, çiçekler, vb. Hem bölgeyi tanıyorum, hem de fotoğraf çekebiliyorum. Önceki görev yaptığım Divriği’den 10.000 kadar fotoğrafım var. Çerkeş’ten 3000 civarında. Buradada 3000 e yakın fotoğrafım oldu. Köylerin yapılarını tespit projemiz de fotoğrafçılığa dayanan bir proje idi. Bu bir arşivdir, hafızamızdır. Bahçe işleri ile ilgilenmeyi severim. Güller, çiçekler, fidanlara merakım var. İmkân buldukça da kitap okumayı severim. Aslında imkân buldukça ifadesi yanlış. Her zaman kitap okumalıyız diye düşünüyorum. Nasıl ki günde üç öğün yemek yiyorsak, belki bir öğün de kitap okumalıyız.

Sırrı Er: Kaymakam Bey, söyleşimizin sonunda Kızılcahamamlılara iletmek istediğiniz mesajınız var mı?

Mustafa Çit: Kızılcahamam güzel bir ilçe. Allah imkânlar vermiş. Tabiat, ormanlar, termal kaynaklar, her şey var, insanlarımız da güzel. Biz bunların kıymetini bilmeliyiz ki, biliyoruz ve bunun farkındayız. Herkes de farkında olsun isteriz. Ankara’da olsun, başka yerlerde olsun, bütün hemşehrilerimiz köylerine sahip çıkıyor. Emekli oluyor, gelip evini yapıyor, emekli değilse hafta sonu köyüne geliyor, dinleniyor, havasını teneffüs ediyor. Bizler bundan çok mutluyuz. Gelsinler Kızılcahamam’ sahip çıksınlar, hayırseverlerimiz sahip çıksınlar. İlçemiz için güzel projelerimiz var, onlara destek olsunlar. Bizler de onların her işine destek oluruz. Burada kapımız herkese açıktır. Bir ve beraberiz. İnşallah daha iyi, daha güzel ve daha mutlu günler göreceğiz. “İlçemiz kongre merkezi konumuna gelmek üzere” diye düşünüyorum. Reklam önemli, bu güzelliklerin reklamını yapmalıyız. Ben Kızılcahamam’da olmaktan çok mutluyum.

Sırrı Er: Efendim bu güzel söyleşi için teşekkür ederiz.

Mustafa Çit: Bana bu imkânı sağladığınız için ben de size teşekkür ederim.

YORUMLAR
  • alperenkılıç   11-10-2013 17:29

    ilcede dogalgaz koçoğlu aş genelmüdürü oguz han soysal bey benim 4500tlmi kesdi ben işşat kalıpcısı mübarek günhayrına ilgilenirseniz şimdiden teşekur ederim

    0

    0

  • gizem nur elçi   18-03-2012 20:11

    dayıcım ben gizem erbaadan fatihin kızı salihanın torunu dayıcım seni sever meslek hayatında başarılar dilerim öptüm

    0

    0

Diğer Yazıları
MAKALELER YAZARLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

ANKET

YENİ HUKÜMETİ HANGİ PARTİLER KURMALI

Tüm Anketleri Görmek ve Oy Kullanmak İçin Tıklayın