İşadamı hemşehrimiz Salim Zeki Çalıkıran ile...
Sırrı ER Kızılcahamamhaber
sirrier@hotmail.com
.

“Hedefimiz, yöremize hizmet götürmek olmalı.”
 
Sırrı Er: Çalıkıran Turizm Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Salim Zeki Çalıkıran ile bir söyleşi yapacağız. Salim Bey, önce kendinizi kısaca tanıtır mısınız?
Salim Zeki Çalıkıran: 1970 yılında Çamlıdere’de doğdum. Evliyim ve iki çocuk babasıyım. Berat Berk ve Durali isimli iki çocuğum var. İlkokula Ankara, Yenimahalle ilçesi Şentepe Mahallesindeki Osman Ülkümen İlkokulunda başladım. İlkokulu burada bitirdikten sonra imkânsızlıktan dolayı, ortaokul ve liseyi dışarıdan bitirdim. İlkokuldan sonra sanayi hayatımız başladı. Sanayide çırak olarak hayata başladık. 13-14 yaşlarında Etlik eski garajlarında 1983 yılından 1990 yılına kadar çıraklıktan başlayarak kendimizi yetiştirmeye çalıştık. Başladığımız meslek oto kaportacılığıdır. Daha sonra dört sene de Bursa’da bu meslek üzerine iş hayatımıza devam ettik, mesleğimizi daha da geliştirdik. Ankara’ya dönünce imkânlarımız ölçüsünde servis sektörüne girdik. Babam Durali Çalıkıran ve ağabeyim Abdullah Çalıkıran’la birlikte 1991 yılında servis sektöründe yeni bir iş hayatına başladık. Çalışarak bugünlere geldik. Şu anda Ankara’da iyi bir yerde olduğunu söyleyebileceğimiz Çalıkıran Turizm Şirketinin Yönetim Kurulu Başkanlığını yürütüyorum. Bir aile şirketi olarak sektörde faaliyet gösteriyoruz. Üç kardeşiz. Büyük kardeşim Abdullah Çalıkıran, küçük kardeşim İhsan Çalıkıran. Babımız Kurucu Başkanımız. O halen bizimle beraber, sağolsun, bizim başımızda, bizi kollar, yönetir. Firmamızın faaliyetleri olarak: Personel ve öğrenci taşıma, turizm taşıma, yurt içi lojistik taşıma, operasyonel (uzun dönem filo) araç kiralama, havaalanı transferleri, otobüs, midibüs, minibüs kiralama, Ankara-Çamlıdere arası ulaşım ana faaliyet alanlarımız.
Sırrı Er: Salim Bey, çocukluk döneminize ait unutamadığınız bir hatıranızı anlatır mısınız?
Salim Zeki Çalıkıran: 13 yaşında bir çocuksunuz, sanayide çalışıyorsunuz. İdealleriniz var, o ideallerinizin gerçekleşmesi size zor gözükür. İmkânsızlıklarla mücadele edersiniz. Bu safhada şöyle bir anımı anlatabilirim. 14 yaşında, sanayide öğle vakti, ekmek arası peynirli bir tost yaptırmışım, bir köşede karnımı doyuruyorum. Bakkalın önünde, yanında da ayran var. Lokantaya gidip yemek yemek ne mümkün. Bu arada oradan bir otobüsçü geldi ve dedi ki:
“ Sen burada ne yapıyorsun?”
“Ne yapayım? Yemek yiyorum” dedim.
“Oğlum, bırak onu gel sana yemek ısmarlayayım.” dedi.


“ Niye bırakayım, ben para verip aldım.” diye cevap verdim. Bırak diye ısrar edince, götürüp bakkal amcaya verdimve “bunu paket yap, akşam gelir alırım” dedim. Beraber gittik, Bolu Lokantası vardı ki bizim oralara girmemiz mümkün değil. Bana mükellef bir yemek ısmarladı. Lokantada yemek yemek bize o zamanlar çok pahalı idi. Dışardan bakardık. Sonra bana dedi ki: “Ben şeker hastasıyım, bu yüzden yiyemiyorum, senin de orada iştahlı yediğini görünce sana yemek ısmarlamak içimden geldi.” Aradan yıllar geçti, şimdi ben ben de şeker hastası oldum.
Sırrı Er: Salim Bey, bugün iş hayatında bulunduğunuz konuma gelene kadar nerelerde çalıştınız? Etlik’teki eski garajlardan başlayarak daha ayrıntılı anlatmanızı rica edeceğim.
Salim Zeki Çalıkıran: 1983 yılında eski garajlarda başladı maceramız. 1986-87 yılında babam bizim daha iyi usta olmamız için o günün şartlarına göre maddi ve manevi fedakârlıklarla Bursa’ya gittik. Kendi işimiz olmasına rağmen evimizi komple Bursa’ya taşıdık. Bursa’da dört- beş sene çalıştık. Kendimizi sevdirdik ve yetiştirdik. Ağabeyim Abdullah Bey’in askere gitmesi gerekiyordu. Askere gidince ben tek başıma kalmıştım. Babam; “Oğlum isterseniz dönelin, ben de yaşlanıyorum” dedi. Ankara’ya döndük, ben bir sene daha sanayide çalıştım. Oto karasör işi yaptım. Bursa’da öğrendiğimizin burada olmadığını gördük. Bursa’daki çalışma buraya göre daha profesyonel idi. Abdullah ağabeyim askerden geldikten sonra ben askere gittim. Ağabeyim de benim yaşadığım sıkıntıları yaşadı.
Ben askerde iken babamla birlikte bir servis minibüsü almaya karar vermişler. Çamlıdere Ankara arasında çalışmayı düşünmüşler. Bu zamanlarda Abdullah ağabeyimin de şöyle bir anısı var: Babam, eski Yenimahalle Belediye Başkanımız, hemşehrimiz rahmetli Abdurrahman Oğultürk’e, Abdullah ağabeyimle giderek, kendisinden belediyede resmi bir iş talebi olmuş. Rahmeti, babama kızıyor, “Ne yapacaksın memur yapıp da, git bunları ticarete at.” Nasip, rahmetli o gün bize öyle demese, belki de bugün memur olacaktık. Abdullah Bey’in o gün morali bozuluyor, üzüntü ile giderken bir oto galerisinin önünden geçiyor. “Bir minibüs alabilir miyiz?” diye düşünüyorlar. Sonra elimizdeki altınları vs. bozdurup, borçlanıp bir ortakla birlikte bir araba alınıyor. Abdullah ağabeyim sağ olsun çok fedakârlıklar yaptı, ben askerde iken minibüsün borçlarını da ödemiş. Ben askerden geldikten sonra sanayi bana da soğuk geldi, devam edemeyeceğimizi anladık.  Sigortanız eksik yatırılıyor, bazı zamanlar haftalığınızı alamıyorsunuz. Ağabeyim kendisi takside çalışmak üzere bana o minibüsü devretti. Ağabeyim bir takside şoförlüğe, ben de minibüste servis şoförlüğüne bir müddet devam ettik. Çalıştığımız firmada kendimizi sevdirdik, işleri öğrendik.
1992 yılının sonu-93 yılının başıydı, bu zamanlarda çalıştığımız firmanın müdürü “4 arabalık bir servis işi var, bu işi yapabilir misiniz?” diye sordu.  İstanbul yolunda Sabancı’nın bir firması; Marsa. Servis ve pazarlama işi. Bu işe soyunduk. Tekrar gidip borçlanarak bir minibüs daha aldık. Yanımıza iki arkadaş bulduk, dört araba ile bu işe başladık. Çalıkıran Turizmin macerası o gün başladı. O gün bir araba ile başlayıp on beş kişi taşıdığımız, işimizde bu gün günlük dokuz bin kişi taşıyoruz. Bu iş için şirket genelinde üç yüz araç çalışıyor.Bu taşıma ve lojistik işi ile ilgili çocukluğumdan bir anım var. 14- 15 yaşlarımda, mahallede, Şentepe’de bir gecekonduda amcamlarla birlikte  oturuyorduk. Samimi üç arkadaşım vardı. Birgün akşam kapı çalındı, Uğur isimli arkadaşım dedi ki: “Biz büyüyünce tır filosu kuracağız.  Sen de ortak olur musun?” “Tamam, ben de ortağım” dedim. Arkadaşımızın birisinin babası da tır şirketinde çalışıyordu. Şimdi Allaha’ a şükür ideallerimiz gerçekleşti. Hamdolsun bu gün iyi bir noktadayız.
Sırrı Er: Kızılcahamam- Çamlıdere hakkındaki duygu ve düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?
Salim Zeki Çalıkıran: Biz yöremizi çok seviyoruz, memleketimizi çok seviyoruz. Milliyetçi insanlarız. Bizler Çalıkıran ailesi ve aile şirketi olarak elimizden geleni yapma gayreti içindeyiz. Çamlıdere’mizin taşımacılığını biz yapıyoruz. Kârına zararına bakmadan bu hizmeti yürütüyoruz. Kamu hizmeti olarak görüyoruz. Kızılcahamam ve Çamlıdere Ankara’ya yakın ilçeler ancak ilçelerimizde yeterli gelişme yok. Kızılcahamam Çamlıdere’ye nispetle daha iyi durumda. Geçen hafta Enerji Bakanı Sayın Taner Yılmaz ile görüşürken bu konuyu da gündeme getirdim. Ben aynı zamanda TÜGİAD “Türkiye Genç İş Adamları Derneği” nde Ankara Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmaktayım. İstanbul Disiplin Kurulu üyesiyim. TÜGİAD ülkemizde Türkiye ismini almış ikinci İşadamları derneğidir. Diğeri TÜSİAD derneğidir. TÜGİAD’da çok değerli büyüklerimiz ve işadamlarımız vardır. Geçen hafta “Sayın bakanım biz sizlere % 77 oy vermişiz. Referandumda da yüksek oy veren bir ilçeyiz. Ancak bizim ilçemizle hiç ilgilenilmiyor. Bizler bu çalışmamızın karşılığını isteriz.” diye bir espri yaptım. Bakan bey özel kalemine talimat verdi.” MTA Genel Müdürümüzü arayın, Çamlıdere için neler yapabiliriz bana bilgi verin.” dedi. Daha sonra MTA Genel Müdürü bizleri aradı, Çamlıdere Belediye Başkanı ile görüştüm, Çamlıdere için neler yapabiliriz diye bir dosya hazırlayarak konuyu takip edeceğiz. İlçemizi seviyorum, hiçbir beklentim yok. Hayvancılıkla ilgili bir yatırım yapmayı planladık ama maalesef olmadı. Şu anda ilçemizin nüfusu üç binlere düştü. Taşımacılığını bizler yaptığımız için nüfusun azaldığının takip edebiliyoruz. İlçemize gelip giden yok, kış dönemi rakamlar iyice düşüyor. Zarar etmemize rağmen bırakalım bu işi demedik. Herkes bir ucundan tutmak zorunda.
                        Sırrı Er: Salim Bey, yöremizin gelişmesi için bundan sonra neler yapılabilir?
            Salim Zeki Çalıkıran: İlçemiz turizm açısından çok güzel gelişebilir. Doğa turizmi, kaplıca turizmi alanlarında gelişebilir. İlçemizde potansiyel var, kaynak var, lakin bu işleri yapacak işadamlarımız çıkmıyor. Bu işler için insanlarımızın cesaretlendirilmesi gerekiyor. El birliği ile herkesin çalışması gerekir. Firmam Ülker’i taşıyor. Geçen sen Ülker’den 5.000 kişiyi Çamlıdere’ye götürdüm. Ülker firması her sene 5.000 kişi civarında çalışan, eş ve çocuklarını günü birlik geziye götürür. Abant’a gideceklerdi. “Müdürüm, niye Abant’a gidiyorsunuz? Gelin bu sene Çamlıdere’ye gidelim” dedim. Sağolsun, bizi kırmadılar.  Gittik, gezdik, “biz böyle bir yeri bilmiyorduk” dediler. Çamlıdere Aluç Yaylasına götürdüm. Çok memnun kaldılar. İnşallah bu sene de Çamkoru Yaylasına gideceğiz. Bizler yöremizi iyi anlatıp, iyi reklamını yapamıyoruz.
Çamlıdere’de çok muhterem bir zatımız var. Şeyh Ali Semerkandi Hazretleri.  Dini turizm alanında da bir potansiyel var. Almanya’da beni bir pikniğe götürdüler. Çok methettiler. 4 tane ağaç var. İnternetten girin Çamlıdere’mizin resimlerine bakın dedim. İnsanlar hayran oldu. Bu kaynaklar kullanılsa Çamlıdere hak ettiği konuma gelir. Hava ve su bakımından zaten Ankara’mızın akciğerleriyiz, İlimizin su ihtiyacı Kızılcahamam ve Çamlıdere ilçelerimizden karşılanıyor. Tüm bu müspet imkânlara rağmen, Çamlıdere’de yatırım yok, iş yok. Üç dönem önceki Kaymakam Bey zamanında cins hayvan dağıtılıyordu.” Birer ikişer hayvan dağıtmak verimli olmaz, köylü bakamaz, siz bizlere yer gösterin, bizler de kaynak bulup tesisi yapalım. Bu şekilde bir proje uygularsak daha iyi netice alırız.” dedim. Avrupa Birliğinden bu konuda uzun vadeli hem hibe, hem kredi imkânları da vardı. İlçemiz Başkente bir, bir buçuk saatlik bir mesafede. Şirin ve güzel bir ilçe. Sonuç olarak tanıtmamız ve akıllı yatırımlar yapmamız gerekiyor.
Şu anda ilçemizden bir banka gitti, bir banka kaldı, askerlik şubesi gitti, askerlik işlemlerini Kızılcahamam’dan takip ediyoruz. Orman şubesinin, arkasından da adliyenin gideceği söyleniyor. Neticede elbirliği ile gerekli çalışmaları yapamazsak, yarın köye dönüşecek. Ben bunun acısını yaşıyorum.
                        Sırrı Er: Salim Bey, boş zamanlarınızda neler yaparsınız, hobileriniz var mı?
            Salim Zeki Çalıkıran: Minyatür araba koleksiyonu merakım var. Burada gördüğünüzden daha çok idi. Ancak gelen samimi arkadaşlarımı kıramıyorum. Aslında koleksiyonlar alınmaz. İş hayatı dışında, babam köyde olduğu zamanlar, hafta sonunda çoluk çocuğumuzu alır köyümüze gideriz. Çamlıdere’de ve yaylada evimiz var. Bu bizleri her yönden dinlendirir, hem de memleketimizle irtibatımızı kopartmayız. Pazar günlerini ailemize ayırırız. Çocuklarımızla birlikte kahvaltımızı yapar, olağanüstü bir program yoksa mutlaka çocuklarla birlikte ilk iş babamlara gideriz. Bu her hafta standarttır. Daha sonra kendimiz ve ihtiyaçlarımız için gezeriz. Bir gün de olsa hafta sonunu aileme ayırırım. İş hayatı çok acımasız. Hafta içi işinizle bütünleşmeniz gerekiyor. Bizim meslekte mesai kavramı yoktur.
                        Sırrı Er: Eşiniz, kardeşleriniz  ve çocuklarınız hakkında da bilgi verir misiniz?
            Salim Zeki Çalıkıran: Biz üç kardeşiz. Ağabeyim Abdullah Çalıkıran, aramızda üç yaş var. 1967 doğumlu.  Bu yola beraber çıktık ve büyük uyum içinde beraber devam ediyoruz. Bu yolculukta bizlere öncülük yapmıştır. Elimizden tutup bu noktalara kadar getirmiştir. Kardeşim İhsan Çalıkıran. Küçüğümüz. Onu okutmak istedik ancak liseye kadar gelebildi. Aramıza katıldı, elbirliği ile başta babamız, işlerimizi bir ahenk içinde yürütüyoruz. Malumunuz Türkiye’de aile şirketlerini yürütmenin bir takım zorlukları vardır. Beraber çok güzel bir yere geldik. Aramızdaki ufak tefek meseleler kısa zamanda unutulur. Birlik ve beraberlik içinde bir güç olarak işlerimizi yürütüyoruz. Aramızda görev taksimi var. Şirketimiz şu anda Ankara’da sektöründe söz sahibi bir firmadır. Eşimin adı Aysel Çalıkıran. Annesi Çamlıdereli, babası Kazanlı. 1995 yılında evlendik. İki oğlum var. Birisi 10 yaşında, diğeri 15 yaşında. Büyük oğlum lise 2, küçük oğlum da ilköğretim 5. sınıfı okuyacak.
Sırrı Er: Salim Bey, söyleşimizin sonunda hemşehrilerimize iletmek istediğiniz mesajlarınız nelerdir?
Salim Zeki Çalıkıran: Benim için en büyük mesaj şudur. Birlik olalım, bir olalım. Memleketimiz bir tane. Başka yerimiz yok. Birbirimize destek olmalıyız, birbirimize tutkun olmalıyız. Beraber büyüyelim. Beraber neler yapabiliriz diye düşünmeliyiz. Güçlerimizi birleştirirsek Kızılcahamam, Çamlıdere, Kazan, ilçelerimiz için çok şeyler yapabileceğimizi düşünüyorum. Yabanabad yöremiz için hep beraber çalışmalıyız. İlçelerimiz içinde en geri kalmışı da Çamlıdere. Şahsen ben ve şirketim elimizden ne geliyorsa onu yapma gayreti içindeyiz. Şu anda Çamlıdere’de 200-300 bin lira civarında yatırımımız var. Araç yatırımı olarak hizmet veriyoruz. Allah bize bu imkânı verdi. Karşılığını alamıyoruz, ancak bir şikâyetimiz yok. Bakış açımız şu: Biz bir ucundan tuttuk, başkası da bir ucundan tutabilir. Yapılması gereken çok güzel projeler var. Turizm yatırımı çerçevesinde (işadamalarımız aralarında birlik oluşturarak) güzel bir otel yapılabilir. Herkes “bana ne” diyor. Oraya bağlayacağım para ile burada daha çok kazanabilirim diyebilirdim, demedim. Önceden Çamlıdere -Ankara arası iki buçuk saat idi. İlçeye bir zarf gönderemiyordunuz. Hemşehrilerimizin bindiği arabalar son model, klimalı, ikramlı araçlar. Bir-bir buçuk saatte gelebiliyorsunuz. Her hemşerimiz bir ucundan tutabilir. Siyasi gücü olanlar destek olabilir. Bu gücü olan insanları kaçırdık. Amaç ilçemize hizmet olunca meselelere siyasi olarak bakamayız, A partisi, B partisi, X partisi, kim olursa olsun, hedefimiz yöremize hizmet götürmek olmalı.
                        Sırrı Er: Salim Bey teşekkür ederiz. İşlerinizde başarılar diliyoruz.

YORUMLAR
  • irfan güney   15-09-2011 18:46

    sırrı bey sizin tüm köşenizi takip ediyorum ve sevini yorum çünki bir kızılcahamamlı olrak tüm hem şerilerimizin böyle güzel iş sahipi olmarı ayrı bir gurur veriyor ve iş azmimizi artırı yor inşallah sayıları her geçen gün artar slm ve dualarla kalın

    0

    0

  • ZEKI ALTIN   06-09-2011 01:06

    Sayın calıkıran turızm yın kurulku baskanı sıze onse selam ederım.. Bızım fırmammız dan abdullah kardesımız 3-4 sene evvel araclarınıza oto lastıgı almıstı. Çetin pazarlık sonucu verdık lastıgı ancak ödeme lerde oyle cetın oldu.ogunun parası ıle 500 mılyon kar edıyoduk gıde gele gıde gele o 500 mılyonu alamadık sanırım onuda hesaplasak gıdıp gelmemızı benzın parasın verdık okadar bılgınız varmı bılmıyorum .. Muhasebenıze bakıp ınceleyıp bana bılgı verırsenız sevınırım.. Tel 3420980-3420981 mehmet bey

    0

    0

Diğer Yazıları
MAKALELER YAZARLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

ANKET

YENİ HUKÜMETİ HANGİ PARTİLER KURMALI

Tüm Anketleri Görmek ve Oy Kullanmak İçin Tıklayın