Cuma günü ve Erdoğan
ABDURRHMAN DİLİPAK VAKİT
a.dilipak@vakit.com.tr
.
Bir şiir okudu diye hapse atılıyor. Koltuğunu kaybediyor. Ardından AK Parti'nin kuruluşu.. Erbakan'dan kopuş.. Seçim ve iktidar, derken Başbakan.. ve şimdi sıra Çankaya'ya geldi..
Erdoğan'ın söyleminde fazla zikzaklar yok.. En büyük kırılma, AK Parti ile oldu.. Daha demokrat. AB ve ABD... Yeni bir siyasi söylem geliştirdi..
O bir Kasımpaşalı. O bir Karadenizli.. Çok uzun olmayan bir özel sektör tecrübesi var..
Bütün kariyerini, belediye başkanlığı dönemine ve şiire borçlu.. Bir arkadaşım Erdoğan'ın eski zamanlarda kalan konuşmalarından ilginç cümleler derlemiş!
Ankara'da, Konya'da, Balıkesir'de, İstanbul'da, dost sohbetlerinde söylenen sözler bunlar..
Hepsi de, Anadolu'nun fetih destanını anlatan Ziya Gökalp’in şiiri kadar eski..
Erdoğan’ın “Sakarya” şiirini okumayalı kaç yıl oldu acaba.. “Sakarya saf çocuğu masum Anadolu’nun.. Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun! Sen ve ben! “gözyaşı ile ıslanmış çamur” “yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya..”
“Yaktırayım Kur’an-ı, yıktırayım Kabe’yi / Şarke gelen görmesin Minareli Kubbeyi” diyen Romen Diyojen'e ne diyordu Alparslan: “Minareler süngü, kubbeler miğfer / Camiler kışlamız, mü’minler asker / Allahu ekber!” Diyojen kimdi, Alparslan'ı kim oynuyordu. Ben neresiydim, burası kimdi! (Hay Allah, aklım karıştı.)
Bu ayki Sky Life’in kapağında güzel bir cami resmi var.. Hürriyet'ten bir bayan yazar, THY dergisindeki cami resminin Türkiye'nin imajını bozmasından kaygılı.. Türkiye'yi herhangi bir Ortadoğu ülkesine benzetiyormuş, ama Başbakan'ın aşağıdaki görüşlerine bakarsanız o hiç de öyle düşünmüyor.. Bu sözleri söyleyeli uzun zaman olduğu için, kim bilir, belki kendi de unutmuştur.. Köprünün altından çok sular geçmiştir çünkü.
Tayyib Erdoğan'ın konuşmalarını derlemiş bir dostum.. O geçti elime.. Adana'da bir dernekte yaptığı konuşmada şöyle diyor: “Cuma namazından maksat, herkesin dükkanlarını kapatarak, işlerini bırakarak bir arada toplanmaları ve İslâmların umuma aid meseleler hakkında dertleşmeleri idi. Cuma günü tatil yapmak şeriatın da emri icabıdır..”
Evet yıl 1980'ler olmalı. 18 Mart Ankara, “Haçlı ordularının son sefil işleri, İslâm’ın aydınlık geleceği, hilafetin sağladığı İslâm birliğinin ve direnişinin, hepimiz için heyecan uyandıracak ayaklanmayı başlatacağından emin olarak Cenab-ı Allah’ın mukaddes mücadelemizi ve Peygamberimizin ruhaniyetine dayanan teşkilatımıza yardımcı olmasını dua ediyorum..”
Herhalde 1990'ların başı NATO'yu ve AB'yi eleştirirken de yine Ankara'da bir toplantıda olmalı, şöyle diyor: “...Bağımsızlık ve hürriyet için, din için savaşan büyük milletimiz, Asya'nın ve İslâm'ın bayraktarlığını yapmakla dünyaya nam salan, şöhret bulan bir geçmişimiz varken, nasıl olur da bu millet canına susamış düşmanlarından merhamet bekler..”
Balıkesir’deki bir konuşmasında, son zamanlarda çokça konuşulan ULEMA’dan söz ediyor.. Neyse ki, kimi CHP'liler gibi ve / veya Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Mustafa Özbek gibi ÜLEMALAR’dan söz etmiyor.. “Maksadımız bilim ve teknoloji alanında kendini geliştirmiş, güzide ve hakiki ülemayı kiramı yetiştirecek müesseseler kurmalıyız..”
Konya'da (1990'larda) bir konuşmasında “İslâm dünyası Allah'ın emirlerini yerine getirse idi, zulüm, sefalet ve esarete düşmezdi. Dinimiz çok çalışmayı emrediyor. (...) Hakiki ülemaya ihtiyacımız vardır.. Milletimizin içinde hakiki ve ciddi ülema vardır.. Milletimiz bu gibi üleması ile iç içe geçmiştir.. onlar milletin ve ümmetin güvenine mazhardırlar. (...)Yüksek düşünceli simaların milletimizin ülema sınıfı içinde nurlu zekaları ile varlıklarını göstereceklerine eminim..”
Erdoğan 1990'ların sonunda Fetih günü münasebeti ile İstanbul'da yaptığı bir konuşmada çocukları hocaların önünde diz çöktürmekten söz ediyor.. O zaman elinden gelse her köşeye bir cami dikecek! “Türk İstanbul'un en kuvvetli damgası Fethinden zamanımıza kadar devir devir yapılmış, büyüklü küçüklü camilerimizdir.. Türk İstanbul'un manası bu yüzlerce cami ve mescidin topluluğundadır. İstanbul'un herhangi bir köşesinde beş namaz vaktinde ezan sesi işitilir. Ve bu ezan sesi haşre kadar devam edecektir..” “İstikbalin fatihi olacak olan Fatih, muzafferiyetini besmele ve dualarla hoca önünde diz çöktürülmesine borçludur.”
Bir zamanlar Erdoğan.
Hey gidi günler hey! Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer..
Selâm ve dua ile..
17-01-2007 12:40
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları
MAKALELER YAZARLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

ANKET

YENİ HUKÜMETİ HANGİ PARTİLER KURMALI

Tüm Anketleri Görmek ve Oy Kullanmak İçin Tıklayın