Çamlıdere Belediye Başkanı H. Caner Can
Sırrı ER Kızılcahamamhaber
sirrier@hotmail.com
.

Çamlıdere Belediye Başkanı H. Caner Can:

 “Gelin hep birlikte el ele verelim, Türkiye’nin en temiz ilçesi Çamlıdere dedirtelim.”

Sırrı Er: Başkanım, söyleşimize başlarken önce tebrik ederiz, hayırlı olsun, 30 Mart 2014 mahalli idareler seçiminde tekrar belediye başkanlığına seçildiniz. Duygularınızı düşüncelerini alalım, ondan sonra sorulara geçeriz.

H. Caner Can:Çok teşekkür ederim. Şeyh Ali Semerkandî Hazretlerinin mübarek topraklarına hizmet etme şansını ve imkânını bana üç sefer üst üste veren Çamlıdereli seçmenlerimize buradan öncelikle teşekkür ediyorum, bana bu hizmet imkânını lütfeden Cenab-ı Hakk’a da şükrediyorum. Hakikaten bu topraklara hizmet etmek bir zevk. Şeyh Ali Semerkandî Hazretleri İran İsfahan’da doğmuş, Semerkant’ta dinî ilimler tahsil ediyor, Anadolu’ya İslam’ı irşad etmek için yola çıkıyor, Çamlıdere’yi kendisine mesken tutuyor. Böyle bir topraklarda bizler de onların manevi evlatları olarak hizmet vermenin hazzını doya doya yaşıyor ve severek hizmet etmekten dolayı da inanın hiç yorulmuyor, bilakis dinleniyoruz.

Sırrı Er:Başkanım, önceki dönemlerdeki belli başlı hizmetlerinizi kısaca özetler misiniz?

H.Caner Can:Çamlıdere Belediye Başkanı olduğumuz 2004 yılında belediye imkânlarının çok kısıtlı olduğunu biliyorduk. İşçilerimizin 17 ay maaşları ödenmemiş, İlçemizde bir çocuk parkı yok, iş makinası pakımızda bir tek iş makinası yok. İnanın el arabası aradık, el arabası dahi yok. Telefonlar kesik ve Çamlıdere Belediyesi kilitlenmiş. Bu şartlar karşısında yılmadık ve “ Biz hizmet için geldik” dedik ve kolları sıvadık. Bu gün itibariyle hayal edemediğimizin üzerinde de hizmet gerçekleştirmiş olduk. İmkânsızlıklar içinde yılmayan, azmeden kişiler olduk. Şeyh Ali Semerkandî Hazretlerinin “niyet hayır, akıbet hayır” sözünü de hizmet ettiğimiz bu süre zarfında gördük ve kendimize düstur edindik. İlçede çocuklarımız için çocuk parkı yok, gençlerimiz için spor sahası yok, yetişkinlerimiz için ailecek oturacakları park yok, asfalt yok, kaldırım yok, işçilerimiz aylıklarını alamamış, kısaca insanlarda en önemlisi umut yok. Biz bu umutsuzluğu Allah’a şükür umuda çevirdik. Bu gün bir milyon nüfuslu ilde ne var ise aynısı var ve olmaya da devam edecek.

Sırrı Er:Başkanım, o tablo karşısında sizde bir karamsarlık oluştu mu?

H. Caner Can:Karamsarlık bende değil, halkta vardı. Halkın umudunu kaybetmesi inanın en büyük sıkıntı. Önce onların umudunu yeşerttik. Fakat Allah’a şükür Çamlıdere insanı bugün geleceğe umutla bakıyor, yapacağız dediğimde yapacağımıza inanıyor. Hiç söz vermedim, söz vermeyi fazla sevmem. Ancak söz vermiş gibi tüm eksikliklerin üzerine 24 saat 365 gün, uykularımıza bile keder verecek şekilde ve Rabbimizin de yardımı ile teker teker her projelerimizi gerçekleştirdik ve Çamlıdere’miz de hizmetten nasibine düşeni aldı ve almaya devam edecek inşallah.

Sırrı Er:Bu dönemde yapmak isteğiniz plan, proje ve hizmetleriniz nelerdir?

H. Caner Can:Çamlıdere yaylasına 70 dönüme yapay bir gölet yaptık. Çok şık bir gölet, inanın bugün birçok ilde yok. Göletin etrafın yürüme yolları, koşu yolları, çocuk parkları, piknik alanları, dinlenme yerleri, balık tutma yerleri, iskelesi ve de ortasında bir tane ada. Ada ile karanın arasında bir köprü. Adadaki her şeyimizi de mantara benzeterek yaptırdık. Çamlıdere, Kızılcahamam ormanlarımızın herhalde mantarlarının ne kadar meşhur olduğunu bilirsiniz. Burada mantarı ön plana çıkaralım, Çamlıdere’mizin sembollerinden birisi de mantar olsun. Ortada bir tane mantardan kafe var. Kamelyalar mantar şeklinde, aydınlatma direkleri mantar şeklinde, çöp kutuları mantar şeklinde, adanın adı da zaten mantar adası. Burada insanlarımıza çay, kahve ikramımız olacak, Çamlıdere’mizin o güzel mantarlarından ikram edeceğiz. Bu projemiz altı ay önce tamamlandı, iyi bir işletmeci bularak halkımızın hizmetine alacağız.

Önümüzdeki günlerde yapacağımız işlerden birisi de; Şeyh Ali Semerkandî Hazretlerinin türbe girişinde 30 dönümlük bir alanı istimlak ettik, bir kısmın da satın aldık. Burada Çamlıdere’mize ve Şeyh Ali Semerkandî Hazretlerinin türbesine yakışan çok güzel rekreasyon alanları oluşturacağız. Çalışmalar devam ediyor. On iki tane işyeri var. Hepsi Selçuklu ve Osmanlı mimarisi tarzında. Ayrıyeten burada yine 150 metrekarelik bir alanda inanç müzesi oluşturacağız. Şeyh Ali Semerkandî Hazretleri inanç müzesi. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ile birlikte şu anda çalışmalarımız devam ediyor. Semerkandî Hazretlerini 11 adet kitabını bulduk, ulaştık. Asıl ana kitap Bahru’l- Ulûm, Kur’an-ı Kerim’in tefsiri. Bu eserle ilgili Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde Mustafa Altınkaya isimli bir arkadaşımız bu eseri ilgili doktora tezi olarak aldı. Bu eserin bir nüshası da Mısır’da, İskenderiye kütüphanesinde. Arkadaşımızı Mısır’a gönderdik, çalışmalarını tamamladı, Yardımcı Doçent olarak tezi kabul edildi. Semerkandî Hazretlerinin bu güne kadar hiç duymadığımız o kadar güzel veciz sözleri var ki, bu vesile ile bu sözler de gün yüzüne çıkmış olacak. Bu eserler ve sözleri inanç müzesinde değerlendirilecek, Ali Semerkandi Hazretlerinin minyatür bir tasvirini de birebir müzede teşhir edeceğiz. Medresesinde oturuyor, karşısında da talebeleri kendisinden ders okuyorlar. İçeri girdiğinizde sensörlü olarak konuşmaya başlıyor, konuşmasında Bahru’l- Ulum kitabındaki özlü ve güzel sözlerini anlatıyor. Bu sözlerden birkaç tanesini söyleyeyim.

·         “Dünya sevgisine meyletmeyin. Bu sevgi okun yaydan çıkması gibi sizi imandan  çıkarır.”

·         “Dünya cam eşya gibidir, hemen kırılır, yolcunun azığı gibidir, hemen tükenir.”

·         “Yerler ve gökler adaletle ayakta durur.”

·         “Düşünmek en büyük ibadettir.”

·         “Allah yüksek sözle konuşana buğz eder, kerih görür, alçak sesle konuşanı sever.”

·         “İnşa etmek, var olanı onarmaktan daha kolaydır.”

·         “Yöneticinin kötü muamelesine sabret, diren, sonra yüz çevir.”

     İnanç müzemizde bir tane su değirmeni var. Ali Semerkandî Hazretleri Çamlıdere’ye geldiğinde değirmencilik yapmış. Bu değirmende un öğüteceğiz. Unun büyük kısmını da Ankara’dan alacağız. Ekmeğin bereketi değirmenden öğüttüğümüz un, kara fırında pişirdiğimiz küçük boyuttaki Semerkandî Hazretleri ekmekleri ve simitlerini gelen ziyaretçilere hediyelik olarak takdim edeceğiz. Çamlıdere’ye gelen ziyaretçiler hem ziyarette bulunacak hem de Çamlıdere ekonomisine katkı vermiş olacaklar.

  Çamlıdere’mizde bir sokak sağlıklaştırma projemiz var. Ankara’nın Hamamönü, Hacı Bayram’ı gibi Çamlıdere’mizin kültürünü o sokaklarda yaşatacağız. Projenin adı “bir saate Çamlıdere’nin yüz yılı.” Bir saatinizi veriyorsunuz, Çamlıdere’nin geçmiş yüzyılını o sakakta, şu anda bir kısmını hazırladığımız o kültür evinde doyasıya yaşıyorsunuz. Bahsettiğimiz o kültür evine giren birçok annelerimizin, babalarımızın geçmişlerini hatırlayarak ağladıklarına şahit olduk. Gençliklerinde ne varsa hepsi şu anda o evde var.       

Bir diğer projemiz de; Kızılcahamam, Çamlıdere ormanlarında yaşayan hayvanlarımızdan birer tane topluyoruz. Büyük suni bir orman yapacağız. Kapalı bir alan içinde müze şeklinde, içinde dereler akacak, göl, ağaçlar, çiçekler vs. Dereden su içen bir karaca, gölde yüzen ördekler. Doğum yeri ve ölüm yeri Çamlıdere olan birçok hayvan. Bunları o yapay ormanda ormanın içine yerleştireceğiz. Mesela nesli çok az olan vaşak, şahin, akbaba, kartal, tilki, keklik, tavşan, porsuk, sansar, sincap, domuz, kirpi, kurt, ördek çeşitleri, kuşlar vs. Eksik hayvanları da gerekirse izin alarak tamamlayacağız. Bu hayvanların hepsi gerçek ancak doldurularak tahnitlenmiş hayvanlar. İnsanlarımız bu ormanda gezecekler, hoşça vakit geçirecekler. Bu projeyi de inşallah önümüzdeki senelerde hayata geçireceğiz.

Bir başka projemiz de kentsel dönüşüm projemiz. Çamlıdere’de esnafımız dağınık olarak bulunuyor. İlçemizin merkezinde dört bina çirkin bir görüntü oluşturuyor. Emniyet binası, Pazar yeri binası, Pazar yerinin önündeki bina ve de belediye binasına bakan bina. Buradaki dört yapıyı kaldırıp, Osmanlı mimarisi tarzında tarihi bir bedesten çarşısı yaparak tüm esnafımızı burada toplayacağız. Çarşının altında üç katlı otopark olacak.

Bir de Çamlıdere merkez camimizin önündeki iş yerleri var, orayı da kaldırarak Çamlıdere meydanı yapacağız, bu şekilde tarihi camimiz de her taraftan görülecek şekilde ortaya çıkacak. Bu projemiz Çamlıderemize çok güzellikler kazandıracak, ilçemize değer katacak bir proje. Kentsel Dönüşüm Genel Müdürümüze Çamlıdere’ye geldiklerinde projemizi anlattık, hazırladığımız projeyi gösterdik, kendileri de birkaç proje hazırlayacaklar, bir tanesine karar vereceğiz, esnafımızla da oturarak en son şeklini vermek suretiyle uygulamaya başlayacağız. İnsanlar önce yapılan her yeniliğe karşı çıkar, fakat ondan sonra “Nur içinde yatsın, iyi ki de yapmış “ derler. Herkes genellikle yenilik ister ama ucu da bana dokunmasın der. Yenilik olacaksa mutlaka ucu bazı kişilere dokunacaktır. Doğum sancılıdır ama meyvesi dünyanın en güzelidir. Bu projede ısrarlı olacağım.

Kent meydanı ve tarihi görünümlü bir bedesten, Çamlıderemiz için zaruri bir proje. Kentsel dönüşüm çerçevesinde sanayi sitemiz için çalışmamız var. Yerini hazırladık, imardan geçirdik. Şu anda ilgili makamlara ve Maliye’ye de yazımızı yazdık. Küçük bir sanayi sitemiz olacak. Arsanın tahsisinden sonra da inşallah başlayacağız. Bu işler bizden önce yapılmayan ve düşünülmeyen işler, tüm bunlar bizleri buldu, ama yılmak yok, çalışmaya devam edeceğiz. Bu ülkenin çalışan insanlara ihtiyacı var.

Aluç Dağı piknik alanında Paintball sahası oluşturduk. Bu sene faaliyete geçecek. 2014 yılında Çamlıdere Aluç Dağı güreşlerini de başlatacağız. Şu anda projelendirdik, Aluç Dağında güreşlerimiz için tesislendirme çalışmalarını da başlattık. Çamlıdere’de durmak yok, hizmete devam diyoruz. Yapacağımız iş daha çok, hiç boşa harcayacak zamanımız yok. Haddizatında bu yaptıklarımız fazla büyük şeyler değil, ufak şeyler. Hep şunu derim, “güvercinin gagasındaki otu güvercinin gözü ile görmek lazım”  Bizim gibi üç bin nüfuslu bir ilçede yaptıklarımız gerçekten zor işler. Çünkü üç bin nüfus için aylık on, on beş bin TL paranın geldiği bir ilçe. Son derece kısıtlı maddi imkanlarımız var. Ancak, nerden neyi, ne zaman, nasıl isteyeceğinizi bilirseniz Türkiye Cumhuriyeti Devletinin imkanları sonuna kadar sizin yanınızda, yeter ki siz hizmet etmek isteyin, istemesini bilin, gidip inekten bal, arıdan da süt istemeyin. Türkiye gerçekten büyük bir devlet.

Sırrı Er:Başkanım, termal turizm ve yatırımlar ne durumda?

H.Caner Can:Çamlıdere’de ilk termal kuyumuzu Ahatlar köyünde bulduk. 43 derece, saniyede 9 litre, mineral yönünden çok zengin. Muzrupağacin köyünde iki tane kuyumuz var. 1150 metrede bu kuyular, bir tanesi 46 derece saniyede 100 litre ki korkunç bir debi, kaplıca için ideal sular 39 ile 42 derece arasıdır, ondan sonraki yüksek dereceler vücutta yanma yapar, sıcak ise soğutmak gerekir. Termal için ideal bir su. İkinci kuyu ise 57 derece sıcaklığında, saniyede 7 litre. Ağacin köyündeki iki kuyumuzu Büyük Şehir Belediyesi aldı. Büyük Şehir Belediyesinin Çamlıdere ilçemizde büyük bir proje yapacağını bekliyoruz. Ahatlar köyündeki suyumuz için de 56 dönüm bir yeri jeotermal alanı olarak imardan geçirdik. Arsayı Ankara Üniversitesi Vakfı aldı. Su Belediyemize ait, Ankara Üniversitesi inşaatlara başlayıp tesisleri yapınca suyu onlara tahsisi edeceğiz.

Çamlıdere’de üç tane jeotermal kuyu var, inşallah yatırımcılar geldiği zaman ilçemizde termal turizm oluşacak. Buradan yatırımcılarımıza da sesleniyorum; “İlçemizde doğa var, yayla turizmi var, inanç turizmi var, bir de buna termal turizm eklediğimizde hakikaten Çamlıdere’nin önü çok açık.” Bu arada şu hususu da belirtmem gerekir. Belediye olarak yatırımcılar hususunda çok seçiciyiz. Bu güne kadar gelen üç yatırımcı ile anlaşmadım, anlaşamadım çünkü arkadaşların, arsaları yok, su temini ile ilgili Belediyemizle bir anlaşma yok, insanları Çamlıdere’ye getiriyorlar, hayali projelerle yerler satacaklar. Bu şekildeki gayri ciddi çalışmalara müsaade etmedik. Önce arsa alınacak, suyun anlaşması yapılacak veyahut suyunuzu kendiniz de bulabilirsiniz, projeler hazırlanacak, gerekli makamlardan onay alınacak, biz bunları göreceğiz, kanaat getireceğiz, ondan sonra Çamlıdere’de tesislerinize başlayacaksınız. Bilmediğimiz insanlara Çamlıdere’de inşaatlara başlatıp, Çamlıdere’nin temelini çürük attırmayız. Yöremizin ve ülkemizin insanlarının parasını da birtakım insanlara yanlış kullandırtmayız. Müsaade etmedim, internet sahifemde de yayımladım, Çamlıdere yaylasının girişine de pankart astım. Bize sormadan kesinlikle kimseden devre mülk almayın diye hemşehrilerimize duyurduk.

Sırrı Er:Başkanım, Belediyenizin ekonomik imkanları ne durumda?

H. Can Caner: On birinci senemize girdik. Ödenmemiş bir tek maaşımız yok. Bizden önce ödenmeyen 17 ay maaşı (bir trilyon yüz milyon lirayı da) ödedik. Emekli olanlar da ikramiyesini aldı gitti. Esnafa bir lira borcumuz yok. Ayağımızı yorganımıza göre uzatmasını biliyoruz. Şu anda o kadar kısıtlı bütçemize rağmen, Allah göstermesin bir felaket, âfat, aksilik olsa, abartısız söylüyorum, personelimin bir senelik maaşı kasamızda. On üçüncü ay için mücadele ediyorum. Bazıları şikayet ediyor, Başkan çok sert diyorlar. “Başkan olursa sert, ilçesine olmaz dert.” Kilime sopa ile vuran kişi kilimi dövmez, tozunu silkeler, biz de bu sertlikle tozunu silkeliyoruz. İnsanlarımızı böyle daha pırıl pırıl hale getirmenin gayreti içindeyiz. İlçemize en güzel hizmeti vermenin gayreti içindeyiz. Biz arı gibiyiz, ağzımızda bal, arkamızda iğne. Güler yüzümüz her zaman hemşehrilerimiz için.

Sırrı Er:Başkanım gerçi bahsettiniz ama Çamlıdere’nin istikbalini nasıl görüyorsunuz? Biraz da hayallerinizi katarak neler söylersiniz?

H. Caner Can:Şöyle söyleyeyim, birçok kişi bunu yadırgıyor ama benim idealim şu; herkesin kendisine göre bir doğrusu, düşüncesi vardır. Ben Çamlıdere’yi bir açık hava müzesi olarak düşünüyorum. Burada üç katlı binalara bile izin yok. Merkezde eski doku kesinlikle bozulmayacak, yeni Çamlıdere, Çamlıdere’nin ayrı bir kesiminde hayat bulacak, Çamlıdere’nin benim düşündüğüm ideal nüfusu on-on beş bin. Mutlu, tok, insanlarla barışık, dünya ile barışık insanlardan oluşan bir nüfus. Bu gün Afrika’da, Asya’da kalabalık birçok nüfusu olan ülkeler var, onlara bakıyorsunuz, bir de az nüfusu olan İsviçre’deki insanlara bakıyorsunuz arada çok fark var. Çamlıderelilere diyorum ki, yirmi bin nüfus istiyorsanız buyurun Kızılcahamam, elli bine doğru nüfus istiyorsanız buyurun Kazan, beş milyon nüfus istiyorsanız buyurun Ankara, on beş milyon nüfus istiyorsanız buyurun İstanbul. Çünkü Türkiye’de ufak, şirin, eski kültürünü yaşatan ilçelere de ihtiyaç var. Ben Çamlıdere’yi bu anlamda eski kültürünü, gelenek, görenek, örf ve adetlerini yaşatan, tüm insanların ziyaret ettiği, ekonomisi canlı, insanları huzurlu ancak nüfusunun çok olmadığı bir ilçe olarak düşünüyorum. Benim düşüncelerim bunlar, benden sonraki yöneticiler neler düşünür bilmiyorum, belki mani de olamayacağız. Ali Semerkandî Hazretleri  “Gün olacak insanlar Çamlıdere’ye dolacak” buyuruyorlar. İnşallah hayalim olur, Çamlıdere’yi milyonlar ziyaret eder ama nüfusu ve güzellikleri, doğasıyla, yaylaları ile kültürü ile bozulmamış bir Çamlıdere olarak devam eder.

Sırrı Er:Başkanım, hemşehrilerimize mesajlarınız olacak mı?

H. Caner Can:İlk geldiğim günden beri temizliğe karşı çok hassasım, çok duyarlıyım. Temizliğin sermayesi yok. Çok zengin olamayabilirsiniz, çok şık giyinemeyebilirsiniz, çok güzel eviniz olmayabilir ama temizlik para ile pul ile değil insanın içinden gelen kültür ile İslam inancı ile yoğrulmuş bir olgudur. Buradan tüm evlatlarıma, gençlerime, büyüklerime sesleniyorum. “Gelin hep birlikte el ele verelim, Türkiye’nin en temiz ilçesi Çamlıdere dedirtelim.”  Çünkü bu proje para, pul, sermaye istemiyor. İnanın bu temizlik girdiği yerde görenlerde iz bırakıyor. Bir şey daha söylemeden geçemeyeceğim. Bana sordular; “ Belediye Başkanı olduktan sonra, kendinde nasıl bir değişim gördün?” diye. Hakikaten şöyle bir değişim gördüm kendimde: Eskiden ben Çamlıdere yaylamıza gelirdim. Yemyeşil bir yayla, o çimenlerin üzerine baktığımda papatyaları, kırmızı gelincikleri görürdüm, mutlu olurdum. Belediye Başkanı oldum, aynı yerlere gidiyorum, aynı şeyleri görüyorum, hiç mutlu değilim. Çünkü orada papatyaları, gelincikleri aramıyorum. Çimenlerin arasında bir çöp var mı, pet şişe atmışlar mı, o manzarayı ve güzellikleri bozan bir çirkinlik var mı, gözüm direk onları algılıyor. Güzellikleri bozan kirlilikleri görmeye başladım. Bendeki en büyük değişim bu oldu. Tüm hemşehrilerimi Çamlıdere için el ele, kol kola, omuz omuza verip, yarınların bu ilçenin olduğuna inanmalarını, ilçelerini her yönden terk etmemelerini, her şeyin devletten istenilmeyeceğini, her şeyin belediyeden beklenilmeyeceğini, insanların da bu topraklar için yapabilecek çok şeyleri olduğunu bilmelerini istiyorum.

 Sırrı Er:Sayın Başkanım, bu güzel söyleşi için çok teşekkür ederiz.

Hazım Caner Can:Ben de size teşekkür eder, tüm hemşehrilerime saygılar sunarım.

20-08-2014 00:55
YORUMLAR
  • CAMLIDERELİ   09-10-2014 22:29

    başkana sorsaydınız bunca zamandır camlıderenın zaruri ihtiyacı olan su ıcın ne yaptınız diye

    0

    0

  • hasan   16-09-2014 17:00

    kızılcahamam hergün gelişiyor çamlıdere geriliyor zaten başka illerde de nerelisiniz diye sorduklarında kızılcahamamlıyız diyorlar sonradan hangi köyü diyince çamlıdere aslen diyorlar.

    0

    0

  • üzgün çamlıdereli   26-08-2014 18:52

    sayın başkan herşeyi nasıl görmek istiyorsa öyl konuşmuş.ama çamlıderenin hali hiçte iç açıcı değil.iyi yönlü yorum yapanlar çamlıderede devamlı yaşayan biri değildir galiba. .çamlıderenin dış görünüşü değişti.bir güzellik geldi.şöyle söyleyim.kanser olan bir hastanın içi çürümekte olan bir hastanın üzerine ne kadar güzel elbisede giydirseniz o hastanın içi çürümüş.içini bilen yok.çamlıderenin nüfusunun devamlı düştügünden ilçede içecek suyun olmadıgından hiçbir resmi işimizi(telefon,elektrik aboneliği,adli işler,sağlıkla ilgili sorunlar vs.vs)halledemediğimizden haberiniz yok galiba.bunda 6-7 yıl öncesine kadar adliyemiz,telekomumuz,elektrik aboneliği işlerimiz hepsi vardı.bunların hepsi sırayla gitti ve kimsenin sesi cıkmadı.ayagımızın dibindeki güdül burdan küçük olmasına rağmen telekomu vermedi.devlet hastaneleri var.bu iş sadece türbenin görüntüsünü değiştirmekle olmuyor.insanlar gectiğimiz bayramda ve kandil günlerinde türbede abdest alacak su bulamadı ve bu insanların hepsi ankara dışı illerden gelen kişilerdi.bizat sahit oldum.vede ordaki tuvaletlerden halen para alma derdindelerdi.adam istanbuldan ziyarete gelmiş.wc ye girmiş.su yok.çıkısta adamdan para istediler ve adam ordaki görevliye çok güzel cevabını verdi.uzatmaya gerek yok.çamlıderenin dışı sizi yakar içi bizi.. suuuuuuu suuu suu su hayattır.

    0

    0

  • Çamlıdere Kendini aşmalı   21-08-2014 02:28

    Çok güzel çalışmalar yapıyorsunuz sayın başkan ama burda eksik bir şeyler var .Yaşam kalitesini ve şartlarını arttırmanız lazım. Ben Çamlıderede yaşayan bir memur olarak ben ve ailem büyük zorluklar yaşıyoruz. Neden mi? 1- Sağlık hizmetleri yok denecek kadar az.müdahale bile edilmeden hemen kızılcahamama yada ankaraya gidiyor insanlar 2- Eğitim şartları çok düşük . Okul arıyor insanlar . örneğin çoğu kızılcahamama gidiyor. 3- İlçede sosyal aktivite hiç yok . Spor alanları, spor salonları yok . Oğlum 11 yaşında ve güreş sporu na gidiyordu ve gayet te istikrarlı ve mutluydu ,Şimdi oda yok .Dışarıda mahallelerde başı boş gezen , internet kafe önünde pinekleyen çocukları görüyorum ve çok üzülüyorum (kendi çocuğum adınada endişe duyuyorum). Bu çocuklar için spor salonları ve bu çocukları sokaklardan alacak alanında uzman spor antrenörleri istiyoruz. Spor demek =sosyal , özgüveni yüksek ,Fiziksel ve ruhsal açıdan güçlü , girişken , sağlıklı bireyler demek . Lütfen çocuklarımızı bu hakkından mahrum etmeyelim 4-İnsanların hepsinin eğitim düzeyi düşük . Okuma oranı zayıf. Bence dışarıdaki illere geziler düzenlemeli . İnsanlar görmeli yaşamalı ve dışarıdan gelen misafirlere bakış açısını değiştirmeli. 5- Adliye kapandı .Neden insanlar kızılcahamam a bağlı anlamıyorum . teşekkürler

    0

    0

  • Tebrikler Başkan   20-08-2014 16:27

    Kimse alınmasın gücenmesin 10 yıl önceki çamlıdere şimdiki çamlıdere herşey ortada, sayın başkan gerçekten çok değerli hizmetlere imza attı, alt yapı üst yapı yatırımları manevi büyüğümüz şeyh ali semerkandi hazretleri türbesi ve külliyesi tam bir inanç turizmi patlamasını gerçekleştirecek inşallah, kim tarafından yapılırsa yapılsın memleketimiz adına yapılacak en küçük hizmete ne kadar teşekkür etsek azdır bu anlamda sayın başkan ve ekibini tebrik etmek gerekir diye düşünüyorum. Barbaros Yılmaz.

    0

    0

  • En Temiz İlçede Yaşayan Mağdur   20-08-2014 11:07

    Sayın okurlar, Çamlıdere'de mübarek ramazanın ortasında, bayram gününde, mikrobun çoğaldığı yaz günlerinde vatandaş susuzluktan kırıldı. Zaten temiz bir içme suyu bulunmayan Çamlıderede; insanlar abdest alacak, yıkanacak tuvalete dökecek su bulmak için; benzinliğe, kooparatiflere minnet etmek zorunda kaldı. 2014 yılında taşıma suyla değirmen döndürmeye çalıştı. Eğerki Çamlıdere TÜrkiyenin en temiz ilçesi olacaksa Şeyh Ali Semerkandinin yaşadığı dönemde bile değirmen döndürecek su varsa; bugün siyaset yapıp lafla değil, icraatla memnun etmeliyiz insanları. İsviçreye bekletilen memlekette asgari ücretle is verdik diye sülalesini minnet altında bırakarak siyaset yapmayalım. Saygılar

    0

    0

  • Öğretmen   20-08-2014 01:41

    Çamlıderedeki içme suyu sıkıntısına deyinmemişsiniz. Gazeteci önce sorunları ve soruları bulup sonra röportaj yapmalı. Çamlıderenin en önemli sorunu bence su ve şebeke sorunudur. Gördüğümüz bu. Bir an evvel aski ile koordine olunup halledilmelidir. Başkan görür inşallah

    0

    0

Diğer Yazıları
MAKALELER YAZARLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

ANKET

YENİ HUKÜMETİ HANGİ PARTİLER KURMALI

Tüm Anketleri Görmek ve Oy Kullanmak İçin Tıklayın