Benimle yapılan son röportaj
Sırrı ER Kızılcahamamhaber
sirrier@hotmail.com
.

 

Eğitimci-yazar Sırrı Er ile…
 
1- Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
1961 yılında Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde doğdum. Ankara’daki okullarda ilk ve orta
öğrenimini tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Türk
Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdim.(1983) Hakkâri Beytüşşebap Lisesinde başladığım
görevi Ankara Abidinpaşa Lisesinde öğretmen ve idareci olarak sürdürdüm. 1988 yılından
beri Ankara Polis Kolejinde edebiyat öğretmeni olarak çalışıyorum.
 
2- Edebiyata ilginiz ne zaman doğdu? Size birileri mi sevdirdi yoksa doğuştan gelişen
bir ilgiyle mi edebiyata yöneldiniz?
Daha çok doğuştan gelen ilgi diyebilirim. Okula gitmeden kısa süre önce okumayı ve
yazmayı öğrenmiştim. İlkokuldan itibaren hep bir şeyler okumayı sevdim. Ortaokulda Türkçe,
lisede edebiyat en sevdiğim ve başarılı olduğum derslerdi. Yani kısaca söylemem gerekirse
edebiyata olan ilgim çocuk yaşlarda iken başladı. Orta 1 ve 2. sınıftaki Türkçe öğretmenim
Huriye Tosun’un adını burada anmam gerekiyor. Bana bu dersi daha çok sevdirmiştir.
 
3- İlk eserinizi nerede ve nasıl yazdınız? Kısaca ilk eserlerinizin içeriğinden de bahseder
misiniz?
İlk yazım 1979 yılında Yeni Devir gazetesinde yayımlandı. (Türkiye’de Mevcut Eğitim
Düzeni) 18 yaşındayım, üniversiteye yeni başlamışım, Türkiye’deki eğitim düzeni hakkında
makale yazıyorum. Cesaretime ve densizliğime bakar mısınız?
 
Yayımlanmış ilk kitabım (Rıfkı kaymaz ve Bilal Coşkun ile birlikte hazırlamıştık.) “Günümüz
Yazarlarından Seçme Hikâyeler” adlı antolojiydi. 1987 yılında Timaş Yayınlarından çıkmıştı.
 
4- Edebiyat serüveninizi ve gelişiminizi –İlk sorularda anlatmadıysanız- kısaca anlatır
mısınız?
 
Lisede edebiyat dersini çok sevdim, burada Musa Yıldız Hocamın adını anmam gerekiyor. İyi
bir öğretmendi. Malum, 12 Eylül’den önceki yıllar. Anarşi ve terör olaylarının yaygın olduğu
bir lisede bize edebiyatı sevdirmek için uğraşmıştı.
 
Öğrencilik yıllarımda kompozisyonum her zaman iyiydi, yüksek not almakta
zorlanmıyordum. Okumayı sevdiğim için edebiyat dersi bana her zaman sevimli gelmiştir,
bazen Türk Dili dersinde sıkılırdım. Biliyorsunuz her dilin grameri zor ve sıkıcıdır.
 
1979’da Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü kazanınca çok
sevindim. Birkaç gün sonra caddede Musa Hocam ile karşılaştım, ona büyük bir sevinç ve
coşkuyla, “sizinle meslektaş olacağım hocam” dedim. O da sevindi benim üniversite sınavını
kazanmama. O yıllarda Ankara’da bir fakülteyi kazanmak zordu. Bizim sınıf 42 kişiydi, ilk
girişte sadece üç kişi kazanmıştı üniversiteyi.
 
Dört yıl sonra okulu bitirdim ve öğretmenlik için müracaat ettim. Merakla bekliyordum neresi
çıkacak diye. Doğunun da doğusu sayılabilecek bir yer çıktı: Hakkâri Beytüşşebap Lisesi.
Orada başladığım edebiyat öğretmenliğini bugün Ankara Polis Kolejinde devam ettiriyorum.
Meslekte 29. yılı çalışıyorum.
 
1985 yılının son ayında tanıştığım Rıfkı Kaymaz (Rahmetli ağabeyimin mekanı Cennet olsun
inşallah.) benim ufkumu açtı. Birlikte Kültür Edebiyat adlı bir dergi çıkardık. Adı duyulmuş
şair ve yazarlarla tanıştık. Kitaplar hazırladık. Dergilere ve gazetelere yazılar yazdık. Onunla
25 yıl hiç ayrılmadan birçok kültür etkinliğinde beraber oldum. Kendimi edebi anlamda
geliştirme imkânı buldum. Benim yetişmemde çok emeği vardır, kendisini ömrüm oldukça
hayırla yâd edeceğim.
 
5- Şu an hangi alanlarda yazıyorsunuz?
 
Deneme, hikâye, röportaj, eleştiri, az da olsa şiir.
6- Türk edebiyatında en beğendiğiniz şair ve yazarlar kimlerdir? Sizin için büyük
anlam içeren eserler var mıdır? Edebiyat hayatınızda hangilerini örnek aldınız ve hâla
okuduklarınız kimlerdir?
 
Uzun yıllardan beri edebiyatla uğraşan biri olarak beğendiğim şair ve yazarlar çoktur.
Ayrıca isim zikretmek istemem. Benim için büyük anlam içeren eserler elbette ki vardır.
Yanlış anlamaya mahal vermemek için eser ve yazar ismi vermek istemiyorum, onlar benim
özelimde kalsın.
7- Dünya edebiyatı eserlerinden en çok beğendiğiniz karakter kimdir?
 
Dostoyevski’nin kendi hayat hikâyesi ve roman kahramanları ilgimi çekmiştir.
 
8- Eserlerinizi nasıl kaleme alırsınız? Yazma eyleminizin bir hazırlık, geliştirme, nihai
şeklini verme süreçleri var mıdır?
 
Önce kaynak eserleri tarayarak notlar alırım, işime yarayacak bilgileri toparlarım. Sonra
yazının veya hikâyenin müsveddesini yazarım. Daha sonra temize çekerim ve yazı son şeklini
alır.
9- Eserlerinizi okurlarınızla paylaşmayı, karşılıklı yorumlamayı sever ve bunun da
eserlerinize bir açılım kazandırdığını düşünür müsünüz? Bunun yanında ayrı bir soru
olacak ama eleştiriye tahammül eder misiniz?
 
Eleştiri bizde fazla gelişmemiş bir türdür. Bunda bizim insanımızın eleştiriye tahammül
edememesinin de rolü vardır diye düşünüyorum. Aslında yapıcı eleştiri yazarlar için
faydalıdır. Kendisinin göremediği hataları düzeltmesini sağlar.
 
Seviyeli olduğu sürece eleştiriye tahammül ederim. Hakaret etmedikçe, kasıtlı ve önyargılı
davranmadıkça, eleştirenlere kızmak şöyle dursun onlara teşekkür bile ederim. Acaba haklı mı
diye düşünür, empati yapmaya çalışırım. Yanlışım olduysa düzeltmeye çalışırım.
10- Edebiyatın millet oluşumu ve kültür gelişimindeki etkileri hakkında ne söylemek
istersiniz?
 
Edebiyatın millet hayatında ve kültürün oluşumunda çok önemli olduğunu biliyorum ve
yıllardan beri öğrencilerime anlatmaya çalışıyorum. Bir milletin asırlarca süren yaşantısı
boyunca, kültürün nesilden nesile aktarılmasında, geleneğin ve inançların devamında dil ve
edebiyattan daha etkili bir araç yoktur diye düşünüyorum.
11- Eserlerinizi yazdığınız yer sizin için önemli mi? Eserlerinizi yazdığınız belli bir yer
var mı?
 
Her yerde her ortamda yazamadığım için yazdığım yer benim için önemlidir. Genellikle
odamda, sakin ve sessiz bir ortamda yazarım. Gürültülü mekânlarda zihnimdeki bilgileri
düzgün cümleler halinde ifade etmekte zorlanırım.
12- Edebiyatımızın dünü, bugünü yarını hakkında kişisel görüşlerinizi alabilir miyim?
 
Edebiyat güzel sanatların bir koludur. Eskiden önemliydi, gelecekte de önemli olacaktır.
İnsanın olduğu her zaman ve zeminde edebiyattan uzaklaşmak, kaçmak, onu yok saymak
mümkün değildir. İnsanlar toplum içinde yaşarlar ve başka insanlarla iletişim içinde
bulunurlar. Duygularını, düşüncelerini, isteklerini başka insanlara yazılı veya sözlü olarak
ifade ederler ve ifadelerindeki güzellik oranında toplumda başarılı olurlar.
13- Türk Edebiyatı'nda, Çocuk Edebiyatı'nın gelişimi konusunda neler söylersiniz?
 
Uzun yıllar boyunca küçümsenen ve ihmal edilen çocuk edebiyatının önemi son yıllarda
nihayet anlaşılmış ve yayınevleri çocuklar için değişik türlerde güzel ve eğitici kitaplar
yayımlamaya başlamışlardır. Yabancı ülkelerden gelen kitap ve dergileri görünce bizim bu
alanda ne kadar geri kaldığımız anlaşılmaktadır.
 
14- Okullarda, 100 Temel Eser okutmanın uygulaması okuma alışkanlığını yeterli
derecede etkiliyor mu? Başka neler yapılabilir?
 
Son yıllarda açılan okuma kampanyaları birçok öğrenciye okuma alışkanlığı kazandırmıştır.
Çocuklara okuma alışkanlığı kazandırmak için ciddi çalışmalar ve çalıştaylar yapılmaktadır.
100 Temel Eserin yanı sıra eğitimcilerin tavsiye ettiği başka kitapları da okumak gereklidir
diye düşünüyorum. Yaşayan yazarların kitaplarını okuyarak güncel yayınları da takip
etmeliyiz.
15- Son zamanlarda elektronik kitap yaygınlaştı. Peki, siz elektronik kitap hakkında ne
düşünüyorsunuz?
 
Elektronik kitap maalesef okunmuyor. Okuyucuların büyük kısmı bu tür okuma işine
alışamadı. Ben de e-kitaba ısınamadım bir türlü. Kitap okumanın lezzetini alamadım.
16- Edebiyat eserlerinin televizyona dizi olarak uyarlanmasını nasıl buluyorsunuz?
İzlediğiniz böyle bir dizi var mı? Eğer izlediyseniz, karakterler iyi yorumlanmışlar mı?
 
Edebiyat eserlerinin dizi olarak yayınlanması güzel de aslına bağlı kalmak şartıyla. Bazı
dizilere öyle eklemeler ve çıkarmalar yapmışlar ki ortaya asıl eserden başka bir eser çıkmış.
Yazara da saygısızlıktır böyle bir şey yapmak. Bu tür dizileri izlediğimi söyleyemem.
17- Edebiyat çalışmalarınıza paralel olarak yaptığınız farklı etkinlikler, bir sosyal
aktivite veya spor var mı?
 
Düzenli olarak yürüyüş yapmayı düşünüyorum fakat hâlâ düşünceden icraata geçemedim.
 
18- Piyasaya yeni çıkmış her kitabı takip ediyor musunuz? Nasıl bir kendinizi besleme
yönteminiz vardır?
 
Yeni kitapları takip ediyorum fakat her kitabı okuduğum söylenemez. İmkânlar dâhilinde
yeni kitapları da okumaya çalışıyorum. Güncelden kopmamaya çalışıyorum. Okuma yoluyla
zihnimi taze de diri tutmaya özen gösteriyorum.
 
kalem.biz adlı siteden alınmıştır.
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları
MAKALELER YAZARLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

ANKET

YENİ HUKÜMETİ HANGİ PARTİLER KURMALI

Tüm Anketleri Görmek ve Oy Kullanmak İçin Tıklayın