Ana Sayfa  /  Kızılcahamam  /  Av.Murat SUCU yazdı..Süleyman Süleyman'mış...
  • Facebook da Paylaş
Av.Murat SUCU yazdı..Süleyman Süleyman'mış...
  • 04-04-2019
  • 2 yorum
  • 2572 okunma
Süleyman Bey kaybederse, Süleyman Bey kaybetmez Ak Parti kaybeder” diyordum.

Görüp geçirdiğim bütün seçimlerin içinde sonuçlarını hiç umursamadığım seçim sonunda geçti. Umursamaz ve ümitsiz beklentilerimde yanıldım. Başka yerleri hiç umursamıyordum. “İstanbul’da Binali Bey Ankara’da Özhaseki kesinlikle kazanır” diyordum. Normal makul şartlar altında Süleyman Bey’in seçilmesi de kaçınılmazdı. Ama ilçenin kendi özelinden kaynaklanan, ilçe teşkilatının, AKAPE’nin genel metal yorgunluğunun yansımaları, aldığım bazı duyumlar, Süleyman Beyin kolayca kazanamayacağı konusunda endişelenmeme neden olmuştu. Ama milletin muhteşem aklıselimi böyle bir sonuç ortaya çıkardı. Tuhaf: Kızılcahamam’da Büyükşehir adayı, seçilen Başkan, Cumhur İttifakının adayından çok oy aldı. Ders vermek isteyenler ders verdi. Bense ders vermenin çocukça bir tatmin sağlayacağını uzun vadede fayda temin etmeyeceğini düşünüyordum. Ama insanların ideal tasarımları gerçek hayatta çoğunlukla karşılık bulmaz.

Taktik boyutta yanıldım ama stratejik bakışa göre hala haklılığımdan eminim. Yaşanan seçim sonuçları taktik boyutta tatmin sağlıyor, ama stratejik açıdan bakılınca bu tatmin bir avuntu mesabesinde kalıp bir çıkmazla baş başa kalıyoruz.

“Süleyman Bey kaybederse, Süleyman Bey kaybetmez Ak Parti kaybeder” diyordum.

Şimdi Süleyman Bey kazandı. Peki, kazanan AKP’mi? Öyle olsaydı Cumhur ittifakının Büyük Şehir adayının oyunun da aynı seviyede, hatta daha fazla çıkması gerekirdi. Ama öyle değil. Öyleyse Kızılcahamam’da kazanan AKP değil, Süleyman Bey. (Bu taltif, iltifat veya uçurma değil. Burada asıl olan Süleyman Beyin mahareti de değil. Burada asıl önemli ve ümit verici olan milletin teveccühünün neye yönelik olduğu. Millet uçan kaçan bir şeyh, deha seviyesinde lafebesi bir liderliğin değil, samimi kendinden bir Başkanın peşinde ve onu görünce takdir etmesini de biliyor. İstanbul’da İmamoğlu’na kazandıran da bu takdir. Binali Beyin bütün tecrübesi kazanmasına yetmedi. Lafı bu kadar uzatınca İstanbul’da kaybedenin de Binali Bey değil AKAPE olduğunu eklemek gerekiyor)  Yani Arkadaşlarımın dayısı (buna bazıları alınmış nedense) aday olsaydı, Coşkun Beyin kazanması daha kolay olabilirdi.

Ankara Büyük Şehirde kaybederse AKP kaybeder, kazanırsa MHP kazanır diyordum. AKP kaybetti MHP’de kazanmayı kaybetti. Kazanan CHP veya Millet ittifakı mı? Bence değil.  

Seçimlerden sonra TV’lerde gazetelerde “halk ne dedi” diye yapılan, çoğunlukla saçmalamaya varan yorumlara sinir oluyorum. Şimdi benim yaptığım da böyle sinir bozucu bir saçmalık mı? Hayır sanmam. Aydınlatıcı bir tahlil..

Şöyle diyebiliriz AKP’nin Ankara ve İstanbul’da kazanması büyük çoğunlukta mide bulandıran bir rahatlamayla sonuçlanacaktı. Şimdiki sonuç, bir kesim için can sıkıcı bir mide ağrısı, karşı taraf içinse rahatlatıcı bir sindirim ve tatmin ve sonrasını… sağlıyor. Ama işte mesele bundan sonra başlıyor. Yerel siyaset artık kolay değil. Sonuçları görünce canı sıkılıp seçmenini teskin etme ihtiyacı duyan Sayın Cumhurbaşkanı aslında kendisi için bir sorumluluk ve yorgunluk, mesai sebebi olacak çoğu şeyden kurtuldu. Artık rahat rahat Cumhurbaşkanlığını yapabilir.

Yumurta küfesi yavaş yavaş başkalarının omuzlarına kayıyor. Tersi halinde muhalefetin yaşaması muhtemel değişim artık kimsenin aklına gelmiyor. Kemal Beyin hevesli liderliği, Meral Hanımın zoraki başkanlığı bir süre daha devam edecek. Cumhur cenahında zaten böyle bir imkân ve ihtimal gözükmüyor. Millet Cephesi yönetici kadrodan kaynaklı dezavantajlardan kurtulma imkânını kaybettiyse de bir taze ümit imkânına kavuştu. Cumhur Cephesi yönetici kadro zafiyeti yaşamasa da hafif bir can sıkıntısı yaşayacak, bir taze ümit ihtiyacınınsa farkında bile değiller..

Ben Türkiye’de, özelden genele Siyasal İslamcılık, Muhafazakâr sağ Milliyetçilik ve genel olarak siyasetin, devlet millet meselesinin basit, kişiye endeksli yanlış, hata, ihanet, liyakatsizlik, suiistimal, samimiyetsizlik ve sair kötülüklerden daha köklü daha temelli problemleri olduğunu düşünüyorum. Elbette bunlar da var, ama asıl olan bunlar değil.

Bence kökünde, temelde, tamamen bilişsel, bilinçsel problem var. Bir gemiysek, geminin pusulası, bütün aksamını çalıştıran ana yazılımı, geminin bütün ayarları, ölçüm aletleri, mimarisi bozuk. Böyle olunca tayfa ve kaptan değişikliği hiçbir şeyi çözemez, kısa süreli rahatlamanın dışında bir fayda yok. Bu rahatlamanın bedeli ise aldanışın katmerlenmesi, tecrübesizliğin doğuracağı zafiyet olacaktır. Bu konuda bir farkındalığa ulaşmadan, zihnimize sokuşturulmuş yanlış ayarları ısrarla, yılmadan, tekrar tekrar deneyerek düzeltme çabasına girmeden BEKA meselesini çözmek ve bir çıkış yolu bulmak mümkün değil.

Buna dair hiçbir işaret de göremediğim için 4-5 senedir “Bindik bi alamete gidiyoz kıyamete” kısaca “Alamet, Kıyamet” diyorum. Kimseye de laf anlatabilmiş değilim..

Süleyman Bey Başkanıma, yüklendiği sorumlulukta kolaylık, başarı, yüz aklığı dilerim. Bir lider çok şeydir. Ama ashabı olmayan peygamber kaybolup gider. Allah O’nu takva sahiplerine imam kılsın..01.04.2019  

YORUMLAR
  • fatih ceyhan   05-04-2019 10:25

    Sayın Murat arkadaşım.Sizin ifadenizle (Ama ashabı olmayan peygamber kaybolup gider).Sizce ashabı nekadar vardır veya olacaktır.Bu ashab lar artı kadmadeğer katacakmidir?

  • abdullah   05-04-2019 09:15

    hoca.. hemen hemen her konuda yanılmıŞsın.

Diğer Haberler
MAKALELER YAZARLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

Instagram
ANKET

YENİ HUKÜMETİ HANGİ PARTİLER KURMALI

Tüm Anketleri Görmek ve Oy Kullanmak İçin Tıklayın