6- 1- OĞLUM SEN REFAHÇILARIN VEYA HAKYOLCULARIN HANGİSİNDENSİN?
.

6- 1- OĞLUM SEN REFAHÇILARIN VEYA HAKYOLCULARIN HANGİSİNDENSİN?

Hayatım boyunca sadece bir kişi benim için “HOCAEFENDİ” oldu: Prof. Dr. Mahmut Esad Coşan. Muhtemelen 1986 kışıdır. “Hocaefendi Kızılcahamam’a gelecek” dediler. Zaten Ankara İlahiyat Fakültesinin kadrolu hocası, belki o sırada emekli olmuştur. Yatsı namazı Yukarı Camide Osman Hocanın imamlığında kılındı, sonra bir abinin evinde toplanıldı. Hocaefendi karşımızda, hem yanında getirdiği, yakın talebeleriyle hem ilçedeki ev sahipleriyle sohbet ediyor. O konuşmalardan tek hatırladığım yakın talebelerinin O zamanki Diyanet İşleri Başkanı Tayyar Altıkulaç aleyhinde imalı bir şeyler söyledikleri. (Çünkü insan bilinci anlayamadığı, ilginç şeyleri kaydeder) Bu yakın talebeler sonradan çok meşhur oldular. Ziyaretin sonunda Hocaefendi, Cemaate giriş dersini tarif etti. Böylece ders de almış oldum. (Şimdi oluşan soru işaretinin bir kısmını kısaca gidermek için açıklama yapayım. Her tarikatın (her cemaat tarikat değildir, buna dikkat) bir dersi, virdi, evradı vardır. Bu tasavvuf yoluna girme gayretinin somutlaştığı bir uğraş. Rabıta, düzgün abdestli bir şekilde, elbette farz namazlarını kıldıktan sonra, kıbleye dönerek, işte, 100 Kelime-i Tevhit, 100 Salavat-ı Şerife, 100 İhlas vs. vs. şeklinde, sonra haline göre Şeyh Efendi, müridine farklı farklı dersler de verir. Yunus Emre dizisinde örnek bir şeyh mürid ilişkisi gösterilmiştir.)

Çocukluk gençlik temizliği şevk ve heyecanı ile böylece Dervişliğe adım attık. Muhtemelen sorup öğrenmeye çalışıyorum: Tamam bu Hocaefendi, O zaman Erbakan kim oluyor? Erbakan Fatih, Hocaefendi de Hocası, Osmangazi - Edebali gibi şeklinde benzetmeler yaparak açıklama yapılıyor. 30 senelik bir mazi..

Kim bu Hocaefendi: Mahmut Esad Coşan. Onun Hocası kimmiş? Mehmet Zahit Kotku Efendi. İskenderpaşa Cemaati. Gümüşhanevi Dergâhı. Nakşibendi..

Yeniçeri Ocağının Osmanlı tarafından ortadan kaldırılmasıyla birlikte Yüzyıllarca Yeniçerilerin tarikatı olarak işlev gören, Yeniçeri Ocağı ile etle tırnak gibi olmuş Bektaşi Tekkeleri de kapatılır. Yani 2. Mahmut hem bir Serpuş Devrimi (Fes Devrimi) yapmış, hem de tekke ve zaviye kapatma devrimi yapmış oluyor. Bektaşi tekkeleri kapatılıp Osmanlının devletlü tarikatı ortadan kaldırılınca Mevlevilik ve Nakşibendilik Osmanlı Devlet katında muteber tarikatlar oluyor. Ömer Ziyaeddin Dağıstanî ile Gümüşhanevi Dergahı olarak bir saygınlık kazanıyor. O koldan gelip Abdülaziz Bekkini Hocaefendiden Mehmet Zahit Kotku’ya ondan da damadı Prof. Dr. Mahmut Esad Coşan’a vazife intikal etmiş. Esat Coşan akademik kariyeri de olduğu için hem bütün bu işleri toparlayacak hem de resmiyet, kurumsallık kazandıracak Hakyol Vakfı adında bir vakıf kurdurmuş.

Mehmet Zahit Kotku etrafında oluşan talebe halkası zamanla üniversite öğrencisi, okumuş insanlardan meydana geliyor. Gerek MSP gerek RP gerekse Ak Parti bütün bu yetişmiş kadrolardan faydalanmıştır. Elbette diğer partiler de faydalanmıştır. MSP’nin kuruluşunda Mehmet Zahit Efendinin teşvik ve desteği olduğu söylenir. Cemaatin İskenderpaşa Cemaati olarak bilinmesi de Mehmet Zahit Efendinin İstanbul Fatih’de bulunan İskender Paşa Camii imamı olmasından kaynaklanır. (Bu konular daha sonra inşallah genişçe geriye dönüşlerle irdelenecektir.)

Misal Türkiye de Nurculuk Said Nursî ile başlamış bir harekettir. Cumhuriyet sonrası problemleri merkeze alan ve aslında klasik anlamıyla Tarikat sayılamayacak, Modern tabir edilebilecek bir harekettir. Said Nursî’nin vefatını müteakip yaklaşık 60 senede kendilerini Nurcu olarak tarif eden belki 6-7 farklı grup oluşmuştur.

Diğer Tarikatların tarihi geçmişi gözetildiğinde Nakşibendilik, Kadirilik, Rufailik, Şazelilik, vs. vs. vs. isimler altında Türkiye’de yüzlerce tarikat kolu vardır. Bunların çoğu süreç içinde kurumuş ırmaklar gibidir. Hepsi muteber sayılmaz, hepsini yanlış yolda bilmek de doğru değildir.

MSP Erbakan Hoca’nın etrafında teşekkül etmiş bir siyasi hareketti. Lider kültüne kolayca tav olup, her şeyi bir kişinin iyiliğine yahut kötülüğüne bağlayıvermek kolayımıza geldiği için şahısları çok fazla büyütürüz. Muhterem Erbakan, Demirel’in Adalet Partisinden adaylığını kabul etmemesi üzerine bağımsız aday olup 2-3 arkadaşıyla Milli Nizam Partisini kuruyor. 12 Marttan sonra MNP kapatılıyor, bir süre sonra Devletin yüksek katlarından verilen onayla, MSP kuruluyor ve bütün dindarların desteğini alarak MSP meclise giriyor. Ben Erbakan’ın Mehmet Zahit Efendinin talebesi olduğunu sanırdım. Hâlbuki asıl intisabı Abdülaziz Efendiyeymiş. Mehmet Zahit Efendi’nin şeyhliğinden sonra da tekke ile bağı devam etmiştir. Ama yine de Mehmet Zahit Efendi’yle arasındaki bağ muhtemelen Abdülaziz efendiye olan intisabı gibi değildir. İşte MSP kurulurken destek veren dindar gruplardan biri de İskenderpaşa. Devlet katındaki onay belki belli bir süre, belli bir iş içindi (mesela Kıbrıs Barış Harekâtı) Daha sonra, destek veren dindar grupların bir kısmı MSP’ye desteğini çekiyor. (Nurcular Hocayı sattı, bizi arkamızdan vurdu derler) İşte hala destek vermeye devam eden, herhangi bir rahatsızlık olsa da bunu dışarı yansıtmayan gruplardan biri de İskenderpaşa.

Daha sonra geriye dönüşlerle ayrıntılandırmayı düşündüğüm için belki yanlış anlamaya müsait cümleler kuruyorum. Affola.. Mehmet Zahit Efendi 1980 yılı kasım ayında vefat eder. 12 Eylül sonrası kurulan askeri hükümet, Hocaefendinin Süleymaniye’de Ömer Ziyaettin Efendinin yanıbaşına defnedilebilmesi için Bakanlar Kurulu kararı çıkarır. Yerine Mahmut Esad Coşan gelir. (Esat Coşan vefat ettiğinde de Süleymeniye’ye defni için Bakanlar Kurulu kararı çıkarılır, Askeri Darbe ortamında problemsiz uygulanan karar bu sefer Ahmet Necdet Sezer’in vetosu ile uygulanamaz. Sezer’in bu tavrına Demirel bile “Ben olsam öyle yapmazdım” gibi bir tepki vermişti yanlış hatırlamıyorsam) 1980 sonrası Erbakan’ın siyasi yasaklı olduğu dönemde de izin çıkıp Refah Partisi kurulurken yine İskenderpaşa Cemaatiyle bağı olan kişiler Parti teşkilatlarının kurulmasında başrol oynarlar. Ama sadece İskenderpaşa değil, muhtemel başka cemaatlerin (Bunlar daha çok tasavvuf-tarikat temelli cemaatler ne Nurculuk ne de Süleymancılık Erbakan’la pek anlaşamamıştır) de desteği vardır.

Kızılcahamam’da Refah Partisi teşkilatı ve etrafında oluşan Milli Görüşçü, dindar, İslamcı çevrenin içinde bize abilik yapan kişi doğrudan Esad Coşan Hocaefendi ile talebelik ilişkisi içinde olduğu için herkesi de kendi gibi görüyor veya öyle göstermek istiyordu. Böyle olmadığını birkaç yıl içinde anlayacaktık…25.09.2017

26-10-2017 23:23
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları
MAKALELER YAZARLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


ANKARA

Instagram
ANKET

YENİ HUKÜMETİ HANGİ PARTİLER KURMALI

Tüm Anketleri Görmek ve Oy Kullanmak İçin Tıklayın